23 Ekim 2009 Cuma

Vasiyet

Yolculuktan dönen Idris, kahvede oturanlara sordu :
- Yahu pizum Temel nasil öldi?
- Kalpten cittu, dediler.
- Vasiyetu filan var miydu?
- Var idu. "Beni denize gömün" demis idu.
- Cömdünüz mü?
- Cömdük amma, mezarinu kazarken çok kayip verduk

AIDS

Temel ölümcül hastalıga yakalanır. Dursun da yanında refakatçi olarak
kalmaktadır. Temel gelen herkese ben AIDS im der. Dursun artık dayanamaz ve
sonunda sorar :
- Temel sen AIDS falan degilsin neden herkese yalan söylüyorsun?
Temelde:
-Haçen öylede ölücem böylede. En azinda kariyi saglama alalim bari...

İnsan vücudu

Yemegi agzinizdan midenize tasimasi 7 saniye alir.
Bir sac teli 3 kg(6.6 lb) kaldirabilir.
Ortalama erkek organi bas parmagin 2 kati uzunlugundadir..
Insanin kalca kemikleri betondan daha gucludur (saglamdir).
Kadinlarin kalbi erkeklerden daha hizli atar.
Her bir ayaginizda 1 trilyon bakteri bulunmaktadir.
Kadinlar erkeklere nazaran iki kat fazla goz kirparlar.
Ortalama insanin derisi beyninden iki kat daha agirdir.
Vucudunuz ayaktayken denge saglamak icin 300 kas kullanir.
Tukurugunuzun cozmedigi birseyin tadini alamazsiniz
.Bayanlar bunu okumayi bitirmistir.
Erkekler ise hala basparmaklarini kontrol etmekle mesguller

kasırga

Temel aşk gemisinde elinde viski, yanına bir Amerikalı oturmuş, o da bir viski söylemiş sohbete başlamışlar.Temel: - 'Penum faprigalarum, sanayi desislerum varidu. Pir yangın çiktu hebisi pirden yandi. Haçan pen de sikortadan parayi aldum; tekraruğraşacak takadim kalmadu, yiyip içup kezeyrum' demiş.Amerikalı: - 'Benim de okyanus kenarında sahil boyunca bir restoran zincirim vardı. Bir kasırga çıktı, hepsi uçtu yok oldu. Ben de sigortadan parayı aldım, ve aynen ben de yiyip içip geziyorum' demiş. Temel'in gözleri dalmış gitmiş. Söyleneni duymaz, anlamaz olmuş.Amerikalı dürtmüş,- Ne oldu?- Ula sen kasirgayi nasi çikarttun daa? …

Ameliyat


22 Ekim 2009 Perşembe

BASSAGLIGI !..

Yeni evli bir çift 5 aydır her akşam seks yapıyorlarmış. Günün birinde kadın patlamış ve derdini annesine anlatmış. Annesi öğüt olarak kızına - "Cinsel organına bir siyah kurdela bağla ve bizim adetlere göre akrabalardan biri öldüğünde siyah kurdela takılır dersin. Ve seks yapılmadığını kocana anlatırsın," demiş. Kadın annesinin dediğini aynen yapmış. Akşam koca eve geldiğinde yatarken bir bakar ki "kurdela !!.." Kadın hemen durumu anlatır ve kocası da anlayış gösterir ve o gece seks yapılmaz. Bu böyle 3 gün sürer. Bunun üzerine adam kendi cinsel organına da siyah kurdela takar. Yatakta bu sefer şaşırma sırası kadındadır. - "Ne yapıyorsun, sen neden taktın..?" der - "Bir başın sağolsun deyip çıkacağım !!!..."

TEMEL VE ASLAN

Bir kasabaya sirk gelmiş.
Sirkin geldiği gün aslan terbiyecisi istifa etmiş gitmiş.
Patron panik halinde "hemen yerel gazeteye ilan verin acele bir aslan terbiyecisi bulalım" demiş. İlan vermişler, iki kisi gelmiş. Biri uzun boylu, sarışın bir fıstık, diğeri bildiğimiz bizim Temel, kel kafalı, kısa boylu ve şişman olanı.
Patron, "ikiniz de aslan terbiyecisi misiniz?" diye sormuş, "evet" demişler. Kıza, "önce sen gir bakalım kafese" demiş. Kız girmiş, arkasından kafesi kilitlemişler. Baba aslan kıza bakmış, ağır ağır yaklaşmaya başlamış, kız birden üzerindeki giysisinin önünü açmış, çırılçıplak.Baba aslan önce afallamış, sonra kıza yaklaşmış ve ayak ucundan başlayarak yukarıya kadar yalamış.
Sonra, gevşemiş ve sakin, mutlu bir şekilde kızın ayaklarının dibine uzanmış yatmış.Patron dönmüş Temel'e, "Sen de aynı şekilde yapabilir misin?" demiş.Temel, "Elbette yaparım ama önce aslanı kenara çekin"..!.

15 Ekim 2009 Perşembe

O sevmez

Temel ölümcül bir hastalığa yakalanmış. Karısı Fadimeye sorar:
-Fadime, ben ölünce yeniden evlenecekmisin ?
Fadime de Temel üzülmesin diye evet cevabını verir.
Bunun üzerine Temel:-Onu benim kadar sevecekmisin ?
-(ağlayarak) Evet
-Onu eve alacakmısın ?
-Evet-Ona güzel yemekler yapacakmısın ?
-Evet Temel'im.
-Ona sarımsaklı yoğurtlu mantı da yapacakmısın ?
-O Sevmez

KUŞ Beyinli

Fadime kumar oynuyormuş. Temel de arada sırada gidip soruyormuş:
-Nasıl gidiyor kanaryam?
-Kaybediyorum.Bir müddet sonra yine:
-Nasıl gidiyor güvercinim?
-Kaybediyorum
Bu konuşma bülbülüm, serçem diye devam edince Cemal sormuş:
-Neden karına hep kuş isimleriyle hitap ediyorsun?
-Bu kadar kişinin içinde kuş beyinli diyemem ya!" diye fısıldamış Temel.

İsraf

9 Ekim 2009 Cuma

Pahalı

Biraz yasli bir yahudi adam ogleden sonra caddeden asagi dogru yururken
muhtesem goguslu bir kadin gorur.
Kadina der; "hey bayan, 100 dolar karsiliginda goguslerinizi isirmama izin
verir misiniz?"
-"Kacik misiniz!!" diye cevap verir kadin ve yurumeye devam eder.
Adam tekrar doner blogun cevresinde kosar diger kosede kadini yakalar ve
tekrar sorar;
-"1000 dolara isirmama izin verir misiniz?"
"Dinle beni! ben senin bildigin kadinlardan degilim. Anladin mi?"
Adam tekrar oteki bloga kosar ve tekrar sorar; "10.000 Dolar....?"
Kadin bir muddet dusunur ve cevap verir.
-"Hmmmm 10.000 dolar!!! Ok! sadece bir kere ama burada olmaz, suradaki
karanlik yere gidelim".
Karanlik yere giderler kadin bluzunu cikarir ve muhtesem gogusler ortaya
cikar .Adam onlari gorur gormez, kavrar ve oksamaya baslar. Onlara yuzunu
surer ama isirmaz.
Kadin sonunda sorar;
- "Isiracak misin, isirmayacak misin?"
-" Hayir!" der yahudi adam, "isirmak cok pahali"

Ayna


Temel

Temel, Fadime'nin kedisinden nefret etmektedir.
Birgün kararını verir ve Fadime evde yokken kediyi yakalayıp,arabasına koyar. 1-2 kilometre kadar ileride, bir kıra bırakıp evine döner. Kapıyı açıp eve girer bir debakar ki, kedi sepetinde oturuyor. Ertesi gün, Fadime'nin evden çıkmasımnı bekleyip, kediyi yine arabaya atar. Bu kez 5-6 kilometreötedeki bir kasabada, bir çöp konteynerinin içine bırakır döner,kapıyı açarr, kedi yine baş köşeyekurulmuş, Temel'e kötü kötü bakıyor.Ertesi gün işi iyice inada bindirir, kediyi yakaladığı gibi 10-15 kilometre direksiyon sallar, bulduğu her tali yola girer, kedi yolunu kaybetsin çeşitli yollara girer, daireler çizer. Sonunda iyice emin olunca, arabayı durdurur ve kediyi bırakı,evinin yolunu tutar.Saatler sonra Temel, Fadime'ye telefon açar;

- Uy Fadime, kedi yaninda mi?-
Evde, niye soriysun da?-
Ver o şerefsizi telefona, Kayboldum.....

6 Ekim 2009 Salı

Cin

Temel ve Dursun, kumsalda gezerken, bir de bakmışlar önlerinde Alaeddin’in Sihirli Lambası duruyor...
Almışlar ellerine lambayı söyle bir dokunup okşamışlar. Fiiiiiiisssssssss… Cin dışarıda.
Cin, bir Temel’e bakmış, bir Dursun’a. İki laz...
Sonra dile gelmis:
- Kusura bakmayın ben sizinle uğraşamam.. Alin size üçer yumurta, her kirdiginiz yumurta icin bir dilek tutun. İstekleriniz yerine gelsin…Cin uçup gitmiş lambasına, Temel ile Dursun ellerinde yumurtalarla ayrilmislar kumsaldan. Aradan yillar gecmis. Bu olaydan cok zaman sonra iki eski dost karsılaşmışlar.
Temel, Dursun’a sormuş:- Ula Tursin, ne ettun yimirtalari?
- Valla, demis Temel, ilkini kirdim, cok para istedum, hic bitmeyen bir param var...
- Eeee! Ikincisu…- Onu da kirdim, cok guzel bir hatun istedum. Simdi dunyalar guzeli bir karim var...
- Ya ucuncusunu neettun?
- Onu da kirdum, saglik istedum.. Hic hastalanmadan yasayip cideyrum.. Peki sen ne ettun yimirtalari?
Temel huzunle basini sallamis,
- Sorma sorma demis, senden ayrildim eve celdum, tam esikten gireyiken ayagum takildi, yumurtanin biri yere dusti kirildi…
Ben de, ‘hassittir be’ dedum... Demez olaydum,evin ici ‘çük’ doldi...
- Eeee! Sonra? demis Dursun,
- Bir ev dolusu çükle ne yapayim, dedim, kirdim ikincuyu, butun çük’leri geri goturmesini istedum.
- Yaaa! Peki sonunciyi ne ettun?
- Ne edecegum? Kirdim sonuncuyu da, hacan benimkini geri getir, dedum da…

Haram olsun,

Dursun'la Temel kıraathanede gazete kıraat ediyorlarmış. Dursun:
- Ula Temel bak ne yazıyor: 'Dünya nüfusuna göre her erkeğe 2 kız düşüyormuş'
Temel:- Benim hakkımı kim yiyorsa haram zıkkım olsun!..

İçki


Korkunç


Kim soracak?

Kucuk bir kiz ogretmeni ile balinalar hakkinda konusuyordu.
Ogretmen bir balinanin insani yutmasinin fiziksel olarak imkansiz oldugunu soyledi, cunku balinalarin bogazi cok kucuktu.
Kucuk kiz Jonah'i (Yunus peygamber) bir balinanin yuttugunu soyledi, sinirlenen ogretmen balinanin insani yutamayacagini tekrarladi, bu imkansizdi.
Kucuk kiz soyle dedi, "Cennete gittigim zaman Jonah'a soracagim"
Ogretmen "Ya Jonah cehenneme gittiyse?" diye yanitladi.
Kucuk kiz " O zaman sen sorarsin"

Biazdan,

Bir anaokulu ogretmeni siniftaki cocuklar resim yaparken, onlari seyrediyordu. Her cocugun calismasina bakmak icin sinifta dolasiyordu. Gayretli bir sekilde calisan kucuk bir kizin yaninda gittiginde, ona ne cizdigini sordu.
Kiz yanitladi, "Tanriyi ciziyorum"
Ogretmen duraksadi ve sordu, "Ama hic kimse Tanrinin neye benzedigini bilmiyor"
Kiz kafasini kaldirmadan yanitladi, "Birazdan ogrenecekler"

Kesinlikle,

çocuk bir gün öğretmenine sorar:
öğrenci: hocam salakla zeki arasındaki farklar nelerdir.
öğretmen: salaklar her zaman kesin konuşur ama zekiler daima şüphecidir.
öğrenci: emin misiniz hocam??
öğretmen: kesinlikle

Plaka,

Kırmızı ışıkta yaya olarak karŞıdan karşıya geçen bi genci polis ceza yazmak için durduruyor.
Çocuk da,"Herkes geçti,onları niye çevirmiyosun da beni çeviriyosun"diyerek duruma itiraz ediyor.
Tartışma sürerken millet başlarına toplanıyor falan
Bu sırada polis ceza yazmak için ekip otosuna doğru giderken ordan yaşlı teyze çocuğa bağırıyor;
"KAÇ OĞLUM KAÇ GÖT.NDE PLAKAMI VAR!"

Edep erkan,

Dogu Anadolu'da asiretlerden birinin denetimindeki bir bölgeye yeni
bir kaymakam atanmis. Asiret reisi hemen koruculari görevlendirmis:

- Gidip aliseniz kaymohami. Gurda gusa yem olmiye.

Korucular yola çikmislar. Saatler geçmis ancak ne korucular ne de
kaymakam ortalikta görünmemis. Aksam geç saatlerde kafile yorgun
argin, perperisan bir halde dönmüs.
Asiret reisi oldukça kizgin ve endiseli bir vaziyette korucu basina çikismis:

- Ula itogli it! Nerden kalmissenizdir?
- Eskiya yolumuzu kesmistir, Agam!
- Heyven ogli heyven! Bu her zaman oliyi!
- Bizi soymislerdir, Agam!
- Zaten aliskensinizdir, itogli!
- Aman Agam, hepimizi yatirip düzmüslerdir!
- Hep düziyler zaten.
- Kaymokam yabancidir, edep erkan bilmezdir, çok direnmistir.
O yüzden geciktik, Agam.

28 Temmuz 2009 Salı

Adam, Kayserili arkadaşının latex-kauçuk ürünler yapan fabrikasını
geziyordu...
Bir ara bir otomatik makinanin başına gelir ve makinadan ilginç seslerin
geldiğini duyar ;
- Pissst....PAT..! ......pissst ..PAT..! .....pissst....PAT..!
Merak edip sorar bu makinenin ne yaptığını ve neden bu seslerin geldiğini..
Arkadaşı cevaplar :
- Bu makina biberon emziği yapıyor... 'pissst' sesi kalıba gelen latexin
sisirilip emzik formu aldığını, 'PAT' sesi de ucuna açılan deliğin sesini
belirtir...
Geziye devam edip baska bir makinanin başına gelirler.
Bu makinadan da benzeri sesler geliyordu ama sıralamaları farklıydı ;
- Pisssst....Pisssst....Pisssst....Pisssst....PAT..!
Adam gene meraklanıp sorar ;
- Peki bu ne makinesi ?
- Bu prezervatif makinesi...
- Ama neden 4 'Pisssst'tan sonra 1 'PAT' sesi geliyor...
Arkadaşı yanıtlar ;
- Her 4 preservatiften sonra 1 tanesinin ucunu deliyoruz ondan..
Adam şaşkınlıkla ve biraz da kızarak sorar..
- Ama neden..? Bu yaptığınız hiç hoş değil.. K ayse rili cevap verir..
- Öyle mi...emzikleri kime satıcaz peki...????

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Dövmesinin dünyanın en güzel dövmesi olduğuna inanıyordu..Taki hapse düşene kadar...
45 yıllık evli bir çift, evlerinin bahçe manzaralı terasında her zamanki gibi oturmuş kahvaltılarını ediyorlardı. Kadın oturduğu koltuktan kalktı, kocasına yaklaştı ve var gücüyle bir tokat attı. Adam nerdeyse sandalyeden aşağıya düşüyordu. doğruldu, kafasını salladı ve kısa bir sessizlikten sonra karısına
- "Bu da neyin nesiydi?" diye sordu. karısı;
- "Bu tokat 45 yıldır benimle yapmış olduğun kötü seks içindi" der.
Aradan biraz zaman geçer ve adam yerinden kalkar, karısına yönelir, ona öyle bir tokat atar ki kadın sandalyesi ile birlikte yere savrulur. Kadın düştüğü yerden kalkar ve kendine gelmeye çalışır, doğrulur ve kocasına dönerek;
- "Ya bu tokat ne içindi?"
Kocası çok sinirli bir şekilde cevap verir;
- "Sen bunca yıldan sonra iyi seksle kötü seks arasındaki farkı nereden anladın?"
Savcı, sanık sandalyesindeki yaşlı teyzeye sorar :
- Bize yaşınızı söyler misiniz?
- 86 yaşındayım
- Lütfen bize olay günü neler olduğunu anlatın :
- O gün hava çok güzeldi ve ben parkta oturuyordum…. derken o adam geldi yanıma oturdu
- Onu tanıyor muydunuz?
- Hayır ama tatlı birine benziyordu
- Sonra ne oldu?
- Birden bacaklarımı okşamaya başladı…
- Ona engel oldunuz mu?
- Hayır
- Neden?
- Çünkü hoşuma gitti.. kocam 30 yıl önce öldüğünden beri kimse bana böyle dokunmamıştı….
- Sonra ne oldu?
- Sonra göğüslerime dokundu….
- Engel oldunuz mu?
- Hayır
- Neden?
- Çünkü bana kendimi uzun zamandır ilk defa bir kadın gibi hissettiriyordu…
- Sonra ne oldu??
- O kadar tahrik olmuştum ki bacaklarımı açtım ve "Seviş benimle, hadiii seviş benimlee!!!" diye bağırdım…
- Sizinle sevişti mi??
- Hayır! Ben öyle bağırınca o da birden "Gülümseyin, Kamera Şakası!"diye bağırdı ben de onu vurdum!..

Doktora

Temelin karisi koyundeki doktorla isi pisirmis.
Bu durum herkesin diline dusmus ama kimse
Temel'e soyleyemiyor.
Herkes nasil anlatacagiz bu isi derken Dursun atlamis;
- Merak etmeyin usaklar ben soylerum.
Aksam olmus Temel kahveye gelmis,
Dursun soyle bi gerinip koseden yuksek sesle temele dogru bagirarak;
-Ha Temel usagum, senin Fadime ne zaman profosor olayi daaa?
-Ula Tursun sasirdin mu, benim kari daha okumayi bile sokemedu, profosor olmak nerden ciktu?
-Ne pileyumm; koyde herkes fadime yuksek lisansini yapti, Doktora veriyor diyorlarda ondan sormusumdur. .

yamyamlar

Bir bankada 5 tane yamyam, programcı olarak görevlendirilirler. Müdürleri onlara hitaben: - Şimdi burada çalışabilirsiniz. Burada iyi para kazanabilirsiniz. Ama yemek yemek icin bankanın kafeteryasına gideceksiniz ve diğer çalışanları rahat bırakacaksınız der. Yamyamlar hiç bir çalışanı rahatsız etmeyeceklerine söz verirler. 4 hafta sonra müdürleri gelir: - Çok iyi çalışıyorsunuz. Yalnız katınızdaki temizlikçi kız kayıp. Ona ne olduğunu biliyor musunuz diye sorar. Yamyamlarin hepsi hayır derler ve bu işle hiç bir ilgilerinin olmadığını söylerler. Müdür gidince yamyamların şefi yamyamlara döner: -Aranızdan hangi maymun temizlikçi kızı yedi diye sorar. En arkadaki yamyam alçak bir sesle cevap verir: - Ben yedim" Bunun üzerine şef söyle cevap verir. - Ulan aptal! Biz 4 haftadır grup müdürleri, bölüm müdürleri, proje yöneticilerini yiyip duruyoruz ki kimse farkına varmasın diye, nasıl olsa onların bir işe yaradıkları yok senin durup dururken temizlikçi kızı yemen şart mıydı!

Sarhoş

Sarhoşun biri üst baş dağınık bir halde karakola gelir, araba anahtarını göstererek komisere şöyle der.

"Komiserim şu elimde gördüğünüz anahtar var ya, onun üstünde az önce benim arabam vardı, şimdi yok. Arabamı çalmışlar..."
Komiser sarhoşa şöyle bir bakar,
"Sen önce kendine bir çeki düzen ver bakıyım şu haline bak...Devletin komiseri önünde
böyle fermuarı açık, takım dışarıda durmaya utanmıyor musun?"
Sarhoş pantolonunun önüne bakar, bakar ve şaşkınlıkla şöyle der :
"Haydaaa..! Komiserim karıyı da çalmışlar..."

Evlilik sırları

İtalya'da uzun evliliğin sırrı konulu seminerde konuşan 50 yıllık evli
Guiseppe diyor ki:
- Eşime hep iyi davrandım, memnun ettim, en önemlisi 25.
yıldönümümüzde onu Amerika'ya götürdüm.
Sormuşlar:
- Peki 50. yıldönümünde eşin için ne yapacaksın?
- Gidip onu geri getireceğim..valla özledim ha.

17 Haziran 2009 Çarşamba


Ziraat mühendisi

Bankada calışan Ziraat Mühendisi kredi için gittiği bir köyden dönerken, yolda arabası bozulmuş. Ne yapacağını düşünürken ileride bir kulübe görmüş. Kapıyı çalmış. Kapıyı genç ve çok güzel bir kadın açmış.
Adam "Ben Ziraat Mühendisiyim. Bankada çalışıyorum. Arabam bozuldu. Bana yardımcı olabilir misiniz?" demiş.
Kadın "Kocam askerde, bu gece burada kalabilirsiniz" demiş. Mühendis bey teşekkür edip, içeri girmiş.
Kadın "Kocam askerde, benden bir isteğiniz var mı?" Mühendis "Zahmet olmazsa yiyecek bir şeyler verebilirmisiniz?"
Kadın yemek hazırlamış, yemekten sonra üzerindeki yeleği çıkararak"Kocam askerde, benden bir isteğiniz var mı?"
Mühendis " Zahmet olmazsa çay " Kadın çay hazırlamış ve elbisesinin bir düğmesini açarak, Kocam askerde, benden bir isteğiniz
var mı?" Mühendis " Zahmet olmazsa bir bardak su " sorular ve istekler böyle devam etmiş.
En sonunda kadın seksi geceliğini giymiş ve Kocam askerde, benden bir isteğiniz var mı?"
Mühendis "Yorucu bir gündü. Ben artık yatayım" demiş ve uyumuş. Sabah uyandığında, avluya çıkmış. Kadın tavuklara yem veriyor.
Ancak bir tavuk 5 tane de horoz var. Mühendis bey şaşırmış. Hiç bir tavuğa 5 horoz olur mu?" diye sormuş kadına.
Kadın : " siz onlara bakmayın. Onların sadece bir tanesi gerçek horoz. otekiler Ziraat Mühendisi."

Muayene

Yasli doktor kasabayi terketmeden once genc meslektasina hastalarini tanitiyormus.Girdikleri evde yasli doktor kadina sormus;
- Sikayetin var mi?
-Karnim agriyor doktor bey,demis kadin.
Doktor "fazla meyve yiyorsun,ondandir" demis.Disari ciktiklarinda genc doktor sormus;
-Hastayi kontrol etmeden nasil da bildiniz?
Yasli doktor cevap vermis;
-Caktirmadan gozlugumu yere dusurdum.Yatagin alti meyve kabuklariyla doluydu, demis.
Bir sonraki evde hasta sikayetini anlatmis;
-Doktor bey, kendimi cok halsiz hissediyorum.
Genc doktor hemen atilmis;
-Kilise faaliyetleriniz sizi cok yoruyor,ara verin, demis.
Disari ciktiklarinda yasli doktor sormus;
-Soyle bakalim genc meslekdasim, nasil anladin?
-Egilip yatagin altina baktim.Kilisenin papazi oradaydi!..

Dikkatli olmaklazım

Adamin biri evcil maymunu ile bir bara gitmis. Bir içki ismarlamis, o sirada da maymun paso ortalikta dolasip eline ne geçirirse agizina atiyomus. Son olarak bilardo masasindaki bir topu mideye indirince barmen bagirmaya baslamis.
-"Yav naapio bu hayvan bilardo topumu yedi". Adam da
-"Yav o paso yer, parasi neyse veririm." demis. Parayi verip çikmislar.Aradan bir hafta geçtikten sonra maymunlu eleman yine gelmis. Yine bir içki ismarlamis. Bu arada maymun da barda duran eriklere elini uzatmis. Barmen de bir yandan seyrediyomus. Maymun önce erigi dötüne sokmus sonra çikarip agzina atmis. Barmen adama dönüp
-"Bu ne yapti simdi" demis. Adam:
-"Senin şu bilardo topu olayından sonra herşeyi ölçüp de yiyor."



.

Deli Dana

Bir bayan TV muhabiri, bir çiftçi ile deli dana hastalığının asıl sebebini araştırmak üzere röportaja başlarlar....
Bayan:"İyi akşamlar bayım. Biz burada deli dana hastalığının sebebi hakkında bilgi toplamak için bulunuyoruz. Hastalığa neyin sebep olabileceğine dair bir fikriniz var mı?"
Çiftçi gözlerini muhabire dikip "Öküzün ineği yılda bir kez yaptığını biliyor musunuz?"
Bayan (utanarak):"Tamam bayım, bu haberin yeni bir parçası ama deli dana hastalığı ile bağlantısı nedir?"
Çiftçi:"Bilir misiniz bayan biz inekleri günde 4 kez sağarız"
Bayan:"Bayım, bu kabul edilebilir bir bilgi ama nereye varmak istiyorsunuz?"
Çiftçi:"Şuraya varmak istiyorum bayan. Düşünün ki günde 4 kez meme uçlarınız ile oynuyorum ve sadece yılda 1 kere sizinle birlikte oluyorum.
Delirmez misiniz?"

Pazarlama sanattır

Diplomatın biri, fakir bir adamın yanına gider ve "Oğlunun evlenmesini sağlayabilirim" der.
- Oğlumun hayatına asla karışmam...
- Ama, kız Lord Rothschild'in kızı...
- Haaa! O zaman başka...
Diplomatın ikinci durağı, Lord Rothschild'in yanıdır.
- Kızınız için bir kısmet buldum Lord'um..
- Benim kızım evlenmek için henüz çok küçük...
- Ama, bu delikanlı halihazırda Dünya Bankası Başkan Yardımcısı...
- Bak o zaman başka...
Diplomat, Lord'un yanından ayrıldıktan hemen sonra soluğu Dünya Bankası Başkanı'nın yanında alır.
- Size başkan yardımcısı olarak tavsiye edeceğim, çok iyi bir delikanlı var.
- Şu an zaten ihtiyacımdan çok başkan yardımcım var, gerekmez...
- Ama, bu çocuk Lord Rothschild'in damadı...
- Bak o zaman oldu... Gelsin başlasın...

Fitil

Bir gün akıl hastanesinde bir isyan çıkar bütün polis ve jandarma buraya toplanır ne yaparlarsa yapsınlar isyanı durduramazlar derken akıl hastanesinin başhekiminin aklına bir fikir gelir ve hemen yardımcısını çağırır der ki çırıl çıplak soyun ve delilerin arasına bağırarak gir ben bombayım ben bombayım diye bağır der derken yardımcı aynı şekilde içeri dalar deliler bunu tuttugu gibi camdan aşağı atarlar bir kaç deneme böyle geçer ama başarısız olur.

Son çare başhekim aynı taktiği uygular çırıl çıplak soyunup delilerin arasına bağırarak ben bombayım ben bombayım diye dalar ve tüm deliler hemen yere kapaklanır ve polis , jandarma hemen isyanı bastırırlar.

Ertesi gün başhekim isyanı çıkartan delinin yanına gider ve sorar kaç kişiyi bombayım diye yolladım hepsini camdan aşağı attınız ben gelince neden hepiniz yere kapaklandınız diye sorar deli de der ki senin fitilin çok kısaydı da ondan...

10 Haziran 2009 Çarşamba


Spagetti

Bir doktor, hemsiresi ile bulusmalara baslar. Bu
bulusmalardan kisa
bir sure sonra, hemsire gelir ve hamile oldugunu soyler.
Fakat Doktor, bu olayi karisinin duymasini istemediginden, hemsireye
bir miktar para verir ve italya'ya gitmesini ve cocuk dogana kadar
orada
kalmasini ister. Hemsire, 'Bebegin dogdugunu sana nasil haber
verecegim? ' diye sorar. Doktor da ;'Bana hemen bir kart gonder ve
arkasina 'spagetti ' diye yaz. Ben durumu anlarim. Baska bir aciklama
yapmana gerek yok' der. Hemsire parayi alir ve ucaga binip italya'ya
gider.Alti ay kadar sonra, bir gun doktorun karisi evden arar ve
doktora ; 'Sevgilim, bugun postadan senin adina Italya 'dan
postalanmis
ilginc bir kart geldi.Fakat ne anlama geldigini anlayamadim…' der
Peki karicigim, ben aksama eve gelince sana gerekli
aciklamayi yapacagim' der doktor ve telefonu kapatir.
O aksam doktor eve geldiginde; karti alir okur ve
kalp krizinden oldugu yere duser.Acil yardim ve tibbi mudahelelerin
sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladiktan sonra acildeki
doktorlar
adamin elinde hala siki sikiya tuttuğu karti alir ve okurlar…
Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti….ikisi;
sosisli, ikisi; sade!

8 Haziran 2009 Pazartesi


Hesap

İki adam barda içerlerken birisi ayağa fırlayıp ötekine koşmuş..
"George..! Sen ha??.." demiş sarılarak, "Yahu ikimiz de inşaatta üç kuruş parayla amelelik yapıyorduk giysilerin süper.. Köşeyi dönmüşsün yahu! Nasıl başardın?.."
"Valla kafamı işlettim.." diye cevap vermiş George, "Seks insanların vazgeçemeyeceği bir ihtiyaç ve bu iş için de Londra harika bir yer.. 3 katlı bir ev satın aldım, Birinci katta 'Normal Seks' erkekler kadınları beceriyorlar.. İkinci katta 'Homo Seks,' erkekler erkekleri beceriyorlar.. Üçüncü katta 'Fetiş Seks' erkekler yaşlı kadınları kırbaçlayıp beceriyorlar.. Tam bir para basma makinesi yani.. Yalnız hesabını bileceksin, fazla açılmayacaksın.. Karım ,ben ve kayınvalide işi gül gibi götürüyoruz!."

1 Haziran 2009 Pazartesi


Papağan

KADININ BİRİ PAPAĞAN ALMAK ÜZERE PETSHOPA GİDER
GÖZLERİ BİRDEN TÜYLERİ MÜKEMMEL PARLAKLIKTAKİ BİR
PAPAĞANA TAKILIR VE PAPAĞANA YAKLAŞIR...
FAKAT KADIN PAPAĞANA HER YAKLAŞTIĞINDA PAPAĞAN KADINA OROSPU DER.

KADIN HAYRETLER İÇİNDE PTSHOP SAHİBİ RECEP'E DÖNEREK BU PAPAĞANI ALICAM AMA EĞİTMEN LAZIM DER..

RECEP ELİNE BİR KOVA SU VE PAPAĞANI ALIR....
HANIMEFENDİ GELDİĞİNDE NE DİCEKSİN DER.
PAPAĞAN
- OROSPU DİCEM.
RECEP PAPAĞANI SUYA SOKAR VE TEKRAR SORAR.
- HANIMEFENDİ GELDİĞİNDE NE DİCEKSİN.
- OROSPU DİCEM.
RECEP TEKRAR PAPAĞANI SUYA SOKAR VE BU KEZ Bİ MÜDDET BEKLETİR
VE TEKRAR SORAR
- HANIMEFENDİ GELDİĞİNDE NE DİCEKSİN
- HOŞGELDİNİZ HANIMEFENDİ DİCEM

ERTESİ GÜN OLUR KADIN PETSHOPA TEKRAR GİDER......
PAPAĞANA YAKLAŞIR
-BEN EVE GELDİĞİMDE NE DİCEKSİN?
-HOŞGELDİNİZ HANIMEFENDİ.

-PEKİ BEN YANIMDA Bİ ERKEKLE GELDİM NE DİCEKSİN?
-HOŞGELDİNİZ HANIMEFENDİ HOŞGELİDİNİZ BEYFENDİ DİCEM.
-BEN YANIMDA İKİ ERKEKLE GELDİM O ZAMAN NE DİCEKSİN?
-HOŞGELDİNİZ HANIMEFENDİ HOŞGELDİNİZ BEYFENDİLER DİCEM.
-TAMAM BURAYA KADAR ÇOK GÜZEL PEKİİ BEN YANIMDA ÜÇ ERKEKLE BİRLİKTE GELDİM O ZAMAN NE DİCEKSİN

PAPAĞAN Bİ KOVAYA BAKAR, Bİ RECEP'E
- RECEP KOVAYI GETİR..! ANAM AVRADIM OLSUN BU KARI OROSPU...

Ör baba ör

Alışveriş

Kadının biri alışveriş için şehre inmiş, ilk girdiği dükkânda harika ayakkabılar bulmuş, ikincide de nefis bir elbise..Üçüncü dükkânda her şey 5 dolara inmiş, gözlerine inanamazken birden cep telefonu çalmış..
Hattaki kadın doktor ona, kocasının feci bir trafik kazası geçirdiğini, durumunun kritik olduğunu, yoğun bakıma kaldırıldığını söylemiş..
Kadın doktora kocasına çarşıda olduğunu iletmesini, bir an önce orada olacağını söyleyerek telefonu kapatmış, ama akabinde hayatının en verimli alışverişini yapmakta olduğunu fark etmiş ve hastaneye gitmeden 1-2 mağazaya daha girmiş, birkaç saat sonra sabah alışverişini bir fincan kremalı kahve ile tamamlanmış ki birden kocasını hatırlamış.. Suçluluk duygusu ile hastaneye koşmuş..
Koridorda doktoruna rastlayıp kocasını sormuş..
Bayan doktor,kadının elindeki paketlere bakıp
- "Buraya hemen gelmek yerine alışverişine devam ettin değil mi?.." demiş bağırarak,
- "Sanırım kendinle gurur duyuyor olmalısın.. Adam burda yoğun bakımda, sen mağaza mağaza dolaş.. İyi be..! Ama bu senin son alışverişin olacak.. Artık ömrünün sonuna kadar onun hastabakıcısı olacaksın, hem de başından 1 dakika bile ayrılamadan..!"
Kadın son derece üzgün başını önüne eğmiş..
Bayan doktor,onun bu haline uzun uzun baktıktan sonra kıkırdamaya başlamış,
-"Şaka yapıyorum şaka.." demiş, "Takıldım sana.. Kocan öldü.. Vallahi öldü.. Hadi aç bakayım şu poşetleri de neler aldın görelim..!"

28 Mayıs 2009 Perşembe


E-Mail

Aslan yıllık izine çıkmadan önce; 'Hareketlidir, hızlıdır, ormanı dolaşıp gelince
bana rapor verir' diye düşünüp vekaletini çakala bırakmış. Bunu tüm hayvanlara
'e-mail' atıp bildirmiş. 'çakal vekilimdir, ona saygısızlık ederseniz bana etmiş
sayılırsınız, geldiğimde hesabını sorarım' diye yazmış.
Çakal, ertesi gün büyük havalarda ve çalımla ormanda dolaşmaya başlamış.
Bakmış Gergedan su içiyor. Arkasına yaklaşıp bir parmak atmış. Gergedan
hışımla geriye dönmüş, bakmış ki çakal, mail aklına gelince gıkını çıkartmadan
'La havle..' çekip yürümüş.
Biraz sonra çakal bakmış bir Fil ağaçtan meyve koparıp yiyor. Ona da yaklaşıp
bir parmak atmış. Fil kendine parmak atanı ezmek üzere dönmüş, bakmış ki
çakal, maili de düşünüp vazgeçmiş.
Çakal biraz daha gitmiş, bakmış bir erkek Ayı kovandan bal yiyor. Gidip ona da
parmak atmış. Ayı bir hışımla dönüp çakalı yakalamış, yatırmış bir güzel becermiş..
Çakal, yalpalaya yalpalaya yürürken bir yandan söyleniyormuş;
'Ayı oğlu ayı, yine maillerine bakmamış'

Uzaylı

Uzaylılar bir görev için dünyaya inecekler görevleri dünya insanları ile cinsel ilişkiye girerek sonuçlarını gözlemlemek. Uzaylılar Türkiyenin tenha bir kasabasında bir çiftlik evine indirmişler gemilerini. Çiftlik evinin kapısını çalarak kapıyı açan adama amaçlarını anlatmaya başlamışlar. Adam biraz şaşkın biraz heyecanlanarak benim hanıma bi sorayım demiş. İçeri girerek karısına böle böle bişi var nedersin demiş. Kadın:
- 'Tamam olur hem bi gecelik değişiklikten bir şey olmaz'
diyerek kabul etmiş. Uzaylılarla beraber biraz oturduktan sonra uzaylı erkekle dünyalı kadın ayrı bi odaya, uzaylı kadın ile dünyalı erkekle ayrı bi odaya geçmişler. Uzaylı adam başlamış dünyalı kadını soymaya ve daha sonra kendi soyunmaya kadın uzaylı adamın penisini görünce çok şaşırmış ve gülmeye başlamış. Uzaylı:
- neden güldün.
- çok küçük demiş. Uzaylı:
- sol kulağımı çek o büyür demiş.
Kadın çekmiş kulağı gerçektende büyümüs,
-ama demiş kadın şimdide çok ince. Uzaylı gayet rahat
- sağ kulağımı çek o kalınlaşır.
Kadın uzaylının kulağını çekince gerçektende kalınlaşmış ve sabaha kadar defalarca sevişmişler. Sabah olunca kahvaltıdan sonra uzaylıları gönderen karı koca konuşmaya başlamış. Adam kadına nasıl geçti diye sormuş. Kadın :
-"Tek kelime ile mükemmeldi.Peki senin nasıl geçti kocacığım ?"
Adam kendinden çok emin bi şekilde ;
-"Sen var ya sen,şu gül gibi kocanın kıymetini bilmiyorsun, bak elin uzaylısı zevkten kulaklarımı koparacaktı!! "

Ayse Balkonda

Karı ve koca tatil günü evde televizyon seyretmekten sıkılmış, yatak odasına geçmeye karar vermişler....
Ama ne mümkün 7 yaşındaki oğlan evde. - ''Oğlum, hadi biraz sokağa çık, gez, oyna''. - ''Ihhhhh''. Israr faydasız.
Afacanın sokakta gözü yok. - ''Öyleyse, annenle ben odamıza geçelim, sen de balkona.
Etrafta neler olup bitiyor, yuksek sesle bize rapor et''. Oğlan biraz mızıklanmakla birlikte çaresiz balkona geçiyor. Bizimkiler'de yatağa.
Ve afacan c anlı yayına başlıyor; - ''Şu an bizim sitenin otoparkına yabancı bir araç park etti. Şimdi de Aygaz arabası sokağa giriş yaptı.
Yaşlı bir kadın markete giriyor''... Kısa bir sessizlik...Ve rapora devam; - ''Yan komşumuz Ahmet Bey amcayla karısı Necla teyze yatak odasında sevişiyorlar''. Yataktakiler şok vaziyette. Baba sesleniyor; - ''Oğlum, nereden çıkardın şimdi bunu''.. - ''Hiçç. Küçük kızları Ayşe balkonda dikiliyor'da''...

25 Mayıs 2009 Pazartesi



Amerika'da koyu dindar dört kadın,bir yandan kahve içiyorlar,bir yandan sohbet ediyorlardı.
Birinci kadın,oğlundan söz açıp;"benim oğlum rahiptir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'peder'der."
İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti: "Benim oğlum ise papazdır" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine,'Aziz Peder' der."
Üçüncü kadın da oğluyla övünndü:"Benim oğlum ise kardinaldir" dedi."Bir topluluğa girdiðinde onu gören herkes kendisine 'Yüce Aziz' der."
Üç kadın oğullarıyla övünnmelerini bitirdikten sonra,dördüncü kadini dinlemeye hazır olduklarını belirtmek için gözlerini ona diktiler,beklemeye başladılar.Fakat dördüncü kadın konuşmuyor,büyük bir keyifle kahvesini yudumluyordu...
Üç kadın bir ağızdan sordular: "Ya senin oðlun?" dediler. "Sen de söz etsene oğlundan..."
Dördüncü kadın,kahvesinden son yudumunu aldıktan sonra ağır ağır konuşarak oğlunu anlatmaya başladı.
"Benim oğlum 1.85 boyunda,dalgalı siyah saçlı, ela gözlü,geniş omuzlu,atletik yapılı son derece şık giyinen ve 29 yaşında olmasına karşın çok zengin bir kişidir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören tüm kadınlar birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve 'AMAN TANRIM' derler".

23 Mayıs 2009 Cumartesi

İtalya Başbakanı Berlusconi buyrun!

BİLİM ADAMI

Ünlü bir bilim adamı özel otomobiliyle konferans vermeye giderken
uzun zamandır onunla çalışan şöförü sıkılarak bir teklifte bulunmuş
-Sizin konferanslarınızı dinleye dinleye virgülüne kadar ezberledim
efendim,demiş,
ne olur izin verinde bu konferansıda sizin yerinize ben vereyim...
Bilim adamı öneriyi kabul etmiş.şöför arka koltuğa geçmiş.
Bilim adamı şöförün şapkasını giyip öne oturmuş.
Konferansın verileceği salona varmışlar.
Şöför kürsüye çıkmış,hiç teklemeden konuşmasını yapmış.ve
sormuş:
-Sorusu olan var mı?
Ülkenin ciddi bilim adamlarından biri"var"demiş ve oldukca zor bir soru sormuş.
Şöför hiç tereddüt etmeden:
-Çok kolay bir soru,demiş,şöförüm bile bilir.
Gidip çağırayım,sizin sorunuzu o yanıtlasın...

BAHATTİN ABİİ :)

Kadinin biri bir hayvan dükkanina girmis. Papaganlardan birini çok begenmis ve tezgahtara fiyatini sormus.
Adam:
- '100 milyon ama size o hayvani önermem çünkü bize de genelevden
geldi. Agzi çok bozuktur.' demis.
Kadin 'bosver, cok begendim bunu deyip' papagani satin almis. Eve getirmis,
salonun bir kosesine yerlestirmis
Papaganin ortüsünü acmasiyla papagan baslamis:
- 'Oooo... yeni ev,yeni mama... ' Kadin bozuntuya vermemis. Sonra kadinin
kizlari eve gelmis.
Papagan:
- 'Oooo... yeni ev... yeni mama... yeni sermaye...' demis. Kadin biraz
bozulmus. Sonra kadinin erkek çocuklari eve gelmis.
Papagan:
- 'Oooo... yeni ev... yeni mama... yeni sermaye... yeni müsteriler' demis.
Kadin bu sefer bayagi bozulmus. Sonra kadinin kocasi gelmis. Papagan yine
baslamis:
- 'Oooo... yeni ev... yeni mama... yeni sermaye... eski müsteriler... OOOO
BAHATTİN ABI HOSGELDIN!...

Ayet

Aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere
yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye
rastlar. Aracını durdurur ve kiliseye kadar onunla
gelmek isteyip istemediğini sorar. Kadın arabaya
biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının
güzelliği ortaya çıkar.
Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre
için aracın kontrolünü kaybeder. Aracı tekrar
kontrol altına aldıktan sonra sağ elini rahibenin
bacağı üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve şöyle der :
'Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?'
Utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek
rahibeye özürlerini sıralar.
Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin
bacağına tekrar dokunur vites değiştirme bahanesiyle
ve rahibe aynı soru ile karşılık verir : 'Rahip,
129. ayeti hatırlıyor musunuz ?'
Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve
'af edersin kardeşim, insanoğlu zayıf düşebiliyor'der.
Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek
kelime söylemeksizin, ancak çok manalı bir bakış
fırlatarak kaybolur.
Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir İncil alarak
129. ayeti açar okumak için
129. ayet şöyle demektedir : İleriye gidiniz, daha
yukarlarda arayınız. Orada güzellikler bulacaksınız.

Hikayeden çıkartılacak ders :
Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi
taktirde fırsatları kaçırabilirsiniz.

HOMO


Kimse yoh mi?

Maho ağa, dağ bayır gezerken bastığı yere dikkat etmez ve
uçurumdan yuvarlanmaya başlar.
Çizgi filmlerdeki gibi, uçurumun yarısında bir ağaç parçasına zor
tutunur.
Kendine gelince var gücü ile seslenir;
-Ula yoharida kisme yoh miiiii?
sadece sesi yankılanmaktadır. Aradan biraz zaman geçer.
Bir gayret daha;
-Ula yoharida kisme yoh miiiii?
Hiç ses soluk yoktur. Epey zaman geçer.
Hava kararmaya, tutunduğu dal çatırdamaya başlamıştır.
Zaten kolunda da mecal kalmamıştır.
Son bir gayretle ve bağırmaktan kısılmış olan sesi ile;
-Ula, ula yoharida kisme yoh miiii?
Derken, nereden geldiği belli olmayan, içinden mi, dışından mı bir ses duyar;
-Ben varım!...
Gözleri parlamış ve azıcık can gelmiştir Maho ağaya;
-Ula sen kimsin?
-Ben seni yaratan Allahım.
-Bana bir çare Allahım ne olur.
Allah;
-Saatlerdir orada sabırla ve isyan etmeden bekledin ey kulum.
Bu sabrının mükafatı olarak senin bütün günahlarını affettim.
Bırak elini ve gel cennetime!
Maho ağa azıcık düşünür;
-Ula başka kimse yoh miiiiiii?...

Cinsiyet

iki bebek battaniyelerin altında oturuyormuş biri diğerine sormuş;
- Sen erkek bebek misin kız bebek mi?
Öteki;
- Bilmiyorum, nasıl anlarız ki?
Diğeri;
- Ben biliyorum akıllım demiş ve
Ötekinin battaniyesinin altına kafasını sokuvermiş 2-3 saniye sonra kafasını dışarı çıkarmış veeee
gülümşemiş.
- Sen kız bebeksin bende erkek
Öteki;
- Ama nereden anladın?
-Çok kolay akıllım senin patiklerin pembe benim kiler mavi..

22 Mayıs 2009 Cuma


Tamir

Delikanli kiz arkadasi ile aganigi naganigi yapacak yer ararlar ancak
bulamazlar ve bir kamyonun altina girerler.
Bir sure sonra delikanlinin omzuna bir el dokunur delikanli bakar ki bir polis. Hemen toparlanir ve polis sorar;
" Ne yapiyorsunuz bakayim siz burada"
Delikanli sogukkanli olmaya calisarak;
" Hiic der kamyon tamir ediyordum"
Polis " Bak oglum der bu cumle ile 3 hata birden yaptin"

" 1.cisi : Kamyon tamir edilirken yuz ustu degil sirt ustu yatilir"

" 2.cisi : Alt taraf degil ust taraf cikartilir"

" 3.cusu : Kamyon gideli yarim saat oluyor"

kumbara

Dönmenin biri bir kasaba girer ve büyük bir salam ister.
-Şunlar bir kiloluk, hanmefendi, der kasap. Yeter mi?
-Varsa biraz daha büyüğünü rica edeyim, şekerim, der dönme.
-Şu acaba yeter mi, hanmefendi? Tam bir buçuk kilodur.
-Bunların daha büyüğü var mı acaba, tatlım?
-Bir dakika! deyip masa altına eyilir kasap. Oradan iki buçuk kiloluk bir salam cıkarır. Bu yeter mi, acaba? diye sorar.
-Bayıldım vallahi. Tam istediğim büyüklükte. İşte o olsun, o.
-Peki hanmefendi. Makina da dilim dilim keseyim mi?
-A-aa... der buna şaşıran dönme. Ayol ben bir kumbara mıyım!

sivilce

Kadının biri, günün birinde doktora gitmiş. Sızlayıp duruyormuş. Doktor, "Neyin var?" diye sormuş. Kadın, eteğini yukarı kaldırıp iki bacağını aralamış ve cinsel organının kenarındaki kırmızı lekeyi gösterip "Doktor bey şu sivilce günlerdir geçmedi. Ne olur bana yardım edin" demiş. Doktor, sivilceye bakmış ve yan odaya gidip pamuk ve kolonya almış. Kolonyalı pamuk ile sivilceyi silmiş ve leke kaybolmuş. İki gün sonra kadın aynı şikayetle yeniden gelmiş. Doktor yine aynı işlemi yapmış ve leke yine silinmiş. Bir iki gün sonra kadın tekrar gelmiş. Tabi şiikayet de aynı tedavi de...
Kadının dördüncü gelişinde doktor, artık sinirlenmiş ve kadına sert bir ses tonu ile:
-Yahu hanım, senin kocan ne iş yapıyor?
-Marangoz efendim.
-Söyle o kocana, yalarken kulağındaki kırmızı kalemi çıkarsın...

15 Mayıs 2009 Cuma

Mükemmel İlaç


Günlük

Bir karı-kocanın aynı gün günlüğe yazdıkları...
Kadının Günlüğüne yazdıkları:
Bugün üç yıl bitti.
Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü
kadar mutluyum. Tanrım, onu ne kadar seviyorum.
Mükemmel bir erkek,cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var.
Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin.
En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum.
Pişti, demleniyor.
Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim.
Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız...
Eve geldi sonunda.
Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki.
Aman Tanrım, yoksa?
Tüm cilvelerime rağmen, bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla ne
yaptığını sordum,
ağzında birşeyler Geveledi.
Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın,hala
uzak,hala kabuğuna çekilmiş.
Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor.Benden genç mi acaba?
İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın?
Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım 'neyin var?'
diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık
dolu.. 'Yok birşeyim' diye geçiştirdi.
O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum,
daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu.
Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile.
Belki de kilo alıyorum. Çok mu vır vır
yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı,ama eller hissiz, parmak
uçları soğuk... Stepe başlasam? Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan.
Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar.
Bitti...Bittti...Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez
onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.


Kocanın Günlüğüne yazdıkları :
Öff be, GALATASARAY yine yenildi. Ama, kuru fasülye güzeldi.

......erkekler kalem gibidir......nekadar ince gözükseler de ham
maddeleri odundur.

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Durumun Özeti

Başbakan bir okulu ziyaret eder öğrencilerle sohbet eder.
Öğrencilerden Temel, size 3 sorum olacak der;

1- Nasıl oldu da seçimlerde bu kadar yüksek oy aldınız?
2- Özelleştirmeden gelen bütün paralar nereye harcandı?
3- Türban'ı neden sorun haline getiriyorsunuz?

Aniden zil çalar çocuklar tenefüse çıkarlar.
Teneffüsten döndüklerinde sözü Dursun alır;

- Size 5 sorum olacak der ve sorar :

1- Nasıl oldu da seçimlerde bu kadar yüksek oy aldınız..?
2- Özelleştirmeden gelen bütün paralar nereye harcandı..?
3- Türban'ı neden sorun haline getiriyorsunuz..?
4- Ders zili neden 30 dk önce çaldı..?
5- Temel nerede...?

Yine Temel

Temel ; karisiyla yıllardır süregelen kavgalarini anlatiyormus eski bir arkadasina.
Derken Temele sormus samimi olan arkadasi, :
- Peki Temelcigim ; karin yatakta nasil ? .
- Valla abi , tam bir şey söylemek zor ne bileyim kimisi iyi diyor, kimisi kötü .....

Heykel

Yillarca, iki kahraman heykeli, biri erkek, biri disi,
birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmis, ta ki
birgun bir melek cennetten gelene kadar.
“Sizler iyi ve ornek heykel oldunuz, bu yuzden ben de
size ozel bir hediye verecegim. Yarim saat icin sizi
canlandiracagim, siz de bu sure icinde ne isterseniz
yapabileceksiniz” demis.
Ve melek ellerini cirpar cirpmaz heykeller canlanmis.
Birbirlerine biraz utanarak yaklasmislar, ama sonra
hizla parktaki caliliklarin arkasina kosmuslar. Kisa
bir sure sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler,
kahkahalar duyulmus, calilar sallanmis.
Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin
de yuzunde genis bir tebessum varmis.
-“Onbes dakikaniz daha var” demis melek, gozlerini
anlamli anlamli kirparak.
Disi heykelin yuzundeki tebessum biraz daha yayilmis
ve erkek heykele donmus:
-“Harika! Ama bu sefer güvercini sen tut, ben siçicam kafasina
!..”

Heykel

Kadın yatakta sevgilisiyle birlikteyken kocasının eve girdiğini duyar ve
- "Çabuk! Köşeye geç ve bir heykel gibi davran..." diyerek adamın her yerine bebe yagi sürerek bebe pudrası serper,
- "Sakin kımıldama ve bir heykelmişsin gibi davran" der.
Kocası gelir,
- "Bu nedir hayatım?..." diye sorar.
- "O mu? Sadece bir heykel hayatım. Smith' ler yatak odaları için bir tane almışlardı çok beğendim bizim için de bunu ısmarladım." der Kadın...
Kimse o andan itibaren heykel hakkında konuşmaz ve daha sonra yatarlar.
Gece saat iki sularında adam kalkar ve doğruca mutfağa gider. Sonra elinde bir sandviç ve bir kutu bira ile geri döner ve heykel gibi duran adama dönüp:
- "Al bakalım, bir şeyler ye, ben 3 gün boyunca Smith'lerde salak gibi dikilirken kimse bana bir bardak su bile vermemişti!"

Aleks'inki sebzedir...

Bir gun iki Ermeni kadin birlikte lokantaya giderler.

Biri kendine etli bir yemek soyler...
Bunun uzerine digeri "Inanirsin Mari, ben vejetaryen oldum." der
-Nasil yani?
-10 yildir vucuduma dirhem et girmemistir.
-Ne yani Aleks'inki sebzedir?..

Niye Polise?

Ünlü güftekâr ve tamburî Osman Nihat Beyefendi çapkınlığı ile pek meşhurmuş. Ankara'da bulunduğu sıralarda güzel bir günde Kızılay'a doğru yürümekte iken hemen önü sıra da çok güzel endâmlı, alımlı, çalımlı bir bayan yürüyormuş. Osman Nihat Bey kadına biraz yaklaşarak başlamış dil dökmeye:
- Aman Ya Rabbi! Ne güzel endamınız var! Şu belin inceliğine bakın. Ya saçların omuzlara dökülüşü. Kadın omuzunun üzerinden arkasına söyle bir bakıp, kafasını çevirmiş ve de sinirli sinirli yoluna devam etmiş. Fakat Osman Nihat Bey kadının peşini bırakmamış ve dil dökmeye devam etmiş:
- Bacaklarınızın güzelliği, keklik gibi sekisiniz ne de hoş... Sizinle birlikte olmak her halde hayata bedeldir..." Ve daha neler ne dil dökmeler. .. Tam bu sırada Kızılay Meydanı' na yaklaşmışlar. Dört yol ağzına ve polisin olduğu yere geldiklerinde kadın bütün sinirli haliyle Osman Nihat Bey'e dönerek:
-Şimdi polise veririm! Deyince: Osman Nihat, masumane bir tavır takınıp, ses tonunu yumuşatarak
- Aman hanımefendi, ben bir saattir yalvarıyorum. Niye polise?

28 Nisan 2009 Salı

HALK KOŞUSU :

Kadın kocasının halk koşusuna katılmasını fırsat bilerek sevgilisini
eve çağırmıştı.
Kadın ve sevgilisi tam sevişmeye başlarlar ki kapı çalar. Kadın önce
panik olmaz ve diyafondan aşağıya sorar:
"Kim o?"
"Benim karıcığım, dışarıda çok yağmur yağıyor ve ben koşuya
katılmaktan vazgeçtim"
Kadın kocasına biraz beklemesini söyler ve sevgilisinin giysilerini
eline vererek balkona atar. Adam çırılçıplak balkonda ne yapacağını
düşünürken asıl rezaleti farkeder: Halk koşusu tam bulunduğu evin
önündeki caddeden devam etmektedir. Adam büyük utanç içinde hemen
aşağıya atlar ve yüzlerce kişiyle beraber koşmaya başlar. Yanındaki
adam dayanamayıp sorar:
"Afedersiniz beyefendi, hep çıplak mı koşarsınız?"
"Evet" der adam. "Ben rüzgarı vücudumun her yerinde hissetmekten
büyük keyif alırım. Bu yüzden de çıplak koşmayı tercih ederim."
"Peki" der diğeri "çıplakken hep prezervatifle mi koşarsınız?"
"Hayır" der "sadece yağmur yağdığı zamanlar!"

15 Nisan 2009 Çarşamba

Aslan terbiyecisi

Birisi uzun boylu, sarışın bir hatun, diğeri ise Temel.
Patron ; ' ikinizde aslan terbiyecisi misiniz ? diye sormuş.
Yanıtlar evet olunca, ilk önce kıza, once sen gir bakalım kafese demiş..
Kız girmiş, arkasından kafesi kilitlemişler.
Aslankıza bakmış, ağır ağır yaklaşmış, kız birden önünü açmış ve
çırılçıplak aslanın karşısında durmuş.
Baba aslan önce afallamış, sonra kıza yaklaşmış ve ayak ucundan
başlayarak yukarıya kadar yalamış, sonra da gevşemiş ve sakin mutlu
bir şekilde kızın ayaklarının dibine yatmış.
Patron dönmüş Temel ' e ; ' Sende aynı şekilde yapabilir misin ? 'demiş..
Temel ' in cevabı ;
' Yaparım ama önce aslanı kenara çekin'

Temizlik

Gümrük kapısında bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış.
Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış.
Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış.
- 'Niye 7 tane?' diye İngiliz'e sormuşlar. O da :
- 'Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba...' demiş.
-'Vay be ! ' demiş görevli, 'Helal olsun.. Medeniyete, temizliğe bak adamlardaki ....'
Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. Açmışlar bakmışlar 8 tane don ..
- '7'yi anladık da , niye 8 ? ' diye sormuşlar.. Fransız :
-'Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane,
bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım' demiş ..
-'Vay be' diye düşünmüş bizim gümrükçüler ... 'Adamlardaki temizliğe medeniyete bak, Ingilizleri de geçtiler temizlikte' ...
Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don.
- 'İşte !' demişler.. Ne varsa bizim insanımızda var.
Avrupalı ile kıyas kabul etmeyiz .. Şu medeniyete, şu temizliğe bak..
Yabancılar da duysun diye sormuşlar :
-'NEDEN 12 ADET ?'
Bizimki cevap vermiş :
-'Ocak, Şubat, Mart, Nisan, ......' :)))

Evlilik

Tipik bir maço adam, çok hos bir kadinla evlenir ve nikahin hemen ardindan, kurallarini ortaya koyar: "Eve ne zaman istersem, saat kaçta sitersem, ki herseyden önce eger istersem, o zaman gelirim ve senden bu konuyla ilgili bir tartisma istemiyorum. Ben baska bir sey söylemedikçe, her aksam yemek masasini kusursuz istiyorum. Istedigim zaman eski kiz arkadaslarimla içmeye ve kagit oynamaya giderim ve bana bu konuda güçlük çikarma sakin. Bunlar benim kurallarim. Yorumun var mi?"
"Hayir, benim için sakincasi yok. Yalniz sunu bil ki, burada her gece saat 7'de sex yapilacak, sen olsan da, olmasan da."

31 Mart 2009 Salı

İHTİYAR BALIKÇI

Göl kıyısında biri ihtiyar diğeri genç iki kişi balık tutmaktadırlar. İhtiyar atar çeker, gençte tık yok.
Genç sorar :"Ne yem kullanıyorsun amca" diye.
İhtiyar :"Solucan" diye cevap verir. Genç solucan takar ve o da tutmaya başlar. Ertesi gün yine aynı yerde buluşurlar. İhtiyar yine balık tutar. Fakat gençte yine tık yok. Genç yine ihtiyara sorar.
İhtiyar :"Bugün ekmek kullanıyorum! " der. Genç ekmek takar o da tutmaya başlar. Ayrılırlarken genç olan sorar.: "Bir gün ekmek bir gün solucan nasıl karar veriyorsun!" diye... İhtiyar anlatır;"Sabah kalktığımda donumu indiriyorum, aleti tam ortada tutup bırakıyorum. Sola düşerse ekmek, sağa düşerse solucan!" der.
Gençte aynı şeyi yapmaya karar verir. Ertesi gün genç heyecanlı bir şekilde ihtiyarın yanına gelir. " Yahu bende senin yaptiğın şeyi yaptım ama ne sağa ne de sola düştü, ortada kaldı. Bu ne anlama geliyor!" der.
İhtiyar sinirlenir :"Ulan seninki sağa sola düşmüyorsa balık tutmakla ne diye zaman geciriyon öküz!"

FINDIK

Temel nisanlisi fadime ile findik tarlalarini geziyormus. "Bak Fadime" demis, "butun bu tarlalar benim. ama bir tanecik findik koparirsan, seni oraya yatiririm ona gore.
" Bunu duyan Fadime' nin gozleri parlamis, hemen kosup bir tane findik kopartmis.
Temel sozunun eri ya, fadimeyi findik agacinin altina yatirmis. Bu cezadan memnun kalan Fadime, ustunu basini toparlayip, ayaga kalkar kalkmaz bir findik daha kopartmis
. Temel bir kez daha .... Bir findik daha..... Temel 5. Findiktan sonra perisan ayaga kalkmis. bitkin bir halde Fadimeye donup;
"bak Fadime " demis eliyle tarlalari gostererek, "burdan sonrasi Fiskobirligin"

CEZA

Temel Dursun'a üniversite çagindaki kizini matematik dersi çalistirmasi için emanet eder. Aradan 9 ay geçer. Kizi karni burnunda eve döner. Temel sinirle Dursun'un evine gider. Ve Dursun'a bagirir:
"Ne yaptun kizuma?!"
Dursun cevap verir:
"Ne yapayum daa?! Ders çalismiyordu. Koskoca kiz, dövsen dövülmez......"

TEMEL İLE FADİME

Temel ve Fadime hayvanat bahçesinde dolasiyorlarmis. Aslan kafesinin önüne geldiklerinde kafesin bos oldugunu ve aslan bakicisinin içeriyi temizledigini görmüsler. Aslanlarin nerede oldugunu sorunca bakici:
"Simdi onlarin sex saatleri 5 saatten önce çikmazlar" bunun üzerine Fadime Temel'i dürtmüs ve sitemle "Tuytun mu Temel?" Temel yüzünü burusturmus "tuytum Fadime" demis. Biraz daha ilerlemisler Ceylanlarin kafesinin önüne gelmisler ama orada da bakicidan baska bir sey yokmus, sorduklarinda bakici "simdi onlarin sex saati, 4 saatten önce çikmazlar" demis.
Fadime yine dönmüs daha sitemkar "Tuytun mu Temel" Temel iyice bozularak "tuytum tuytum!" Ayni sey gorillerin kafesinin önünde daha siddetli bir sekilde tekrarlandiktan sonra geyiklerin kafesinin önüne gelmisler, bakiciya sorduklarinda, bakici "Simdi onlarin sex saati ama bekleyin bir -iki dakikaya kadar çikarlar" demis ve öyle olmus.
Bunun üzerine Temel gururla dönmüs Fadime'ye "TUYTUN MU FADIME?" demis.
Fadime aninda cevabi yapistirmis:
"Tuytum tuytum ama sen de su geyigin kafasindaki boynuzlari gördün mü?!!"

28 Mart 2009 Cumartesi

cennet cehennem

Bu dünyada 3 kardes varmış. Bu kardeşlerin 2 si namazını niyazını orucunu tutup Allah için hayırlı işler yapmışlar. Diğer 1 kardeşleri işe kendini şaraba vermiş hergün içip günah defterini rekorlar kitabına dogru sokmaya çalısıyormuş. Uzun süreler sonra bu 3 kardeş ecelleri gelip ölmüşler. Kardesler bir arada toplanıp sorguya çekilmişler.
Kardeslerden ilkine sormuşlar;

-Allah için dünyada ne yaptın?
Cevap vermiş
-Orucumu tuttum namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım. Bunun üzerine soruyu soran
- Tamam o zaman sen al bi huri çık yukarı cennete demiş. ve sonra dogru yolu seçen 2. kardese gelmis sorgu sırası. Allah için ne yaptın?
- Orucumu tuttum namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım. diye cevaplamış.
-Sende al bi huri çık yukarı demişler. ve 3. kardeşe sormuş:
-Allah için ne yaptın?
-Valla ben bişey yapmadım paso şarap içtim karılarla yattım kalktım günah işledim. Bunun üzerine ona:
-Sen in aşşagıya cehenneme yanacaksın demişler.
Şarapçı:
- Ver bi şarap ineyim demiş.
Sorgucu:
-Aşşası meyhane mi? demiş.
Bunun üzerine Şarapçı :
-Peki, yukarısı kerhane mi?

25 Mart 2009 Çarşamba

ASIL NEDEN

- Tanri; bütün kadinlari bir araya toplamis.
Musa, Isa ve Muhammet'ten bu kadinlari paylasip kendi cemaatlerini olusturmalarini istemis. Once en kidemlileri olarak Musa, iclerinden en zekilerini ve en acikgozlerini secmis ve Yahudi cemaatini olusturmus. Daha sonra Isa en guzellerini almis ve Hristiyan cemaatini olusturmus. Sira Muhammet'e gelince, geride kalanlara söyle bir bakmis ve bezgin bir sesle 'Örtünün!...' demis, Allah kahretsin . 'Örtünüüüünnnnn!!!'

Papağan

- Kadinin biri bir hayvan dükkanina girmis.Papaganlardan birini çok begenmis ve tezgahtara fiyatini sormus.
- Adam: '100 milyon ama size o hayvani önermem çünkü bize de genelevden geldi.Agzi çok bozuktur.' demis.
- Kadin bosver, cok begendim bunu diyip papagani satin almis.Eve getirmis, salonun bir kösesine yerlestirmis.Papaganin örtüsünü acmasiyla papagan baslamis:'Oooo..yeni ev,yeni mama..'
- Kadin bozuntuya vermemis.Sonra kadinin kizlari eve gelmis.Papagan:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..' demis.
- Kadin biraz bozulmus. Sonra kadinin erkek çocuklari eve gelmis.Papagan:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müsteriler' demis.
- Kadin bu sefer bayagi bozulmus.Sonra kadinin kocasi gelmis.Papagan yine baslamis:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..eski müsteriler...
- HALIL ABI HOSGELDIN….!

5 Mart 2009 Perşembe

Pozitif bahçıvan

Seyahatten dönen ev sahibi havaalanından bahçıvanına telefon açmış, konuşuyorlar:
- Nasıl, her şey yolunda mı?
- Yolunda... Küreğin sapı kırıldı, şu anda onu tamir ediyordum.
- Neden kırıldı?
- Köpeğinize mezar kazarken zorlamışım, ondan kırıldı.
- Nee! Köpeğim mi öldü?
- Maalesef havuza düştü?
- Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; havuzda nasıl ölür?
- Havuzun suyu boşalmıştı, atlayınca betona çakıldı.
- Havuzu yeni doldurtmuştuk, neden boşalttınız?
- İtfaiyeciler evdeki yangını söndürürken ilave suya ihtiyaç duydular.
- Neee evde yangın mı çıktı?
- Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla taziyeye gelenlerden biri yanık sigara bırakmış.
- Annem mi öldü? Yahu kadın daha iki hafta önce sapasağlamdı?
- Haklısınız da... Yatak odanızda karınızla en yakın arkadaşınızı aynı yatakta görünce kalbine inmiş.
- Yahu hiç pozitif bir haber yok mu adam sende?
- Var efendim... Geçen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya... Sonucu geldi, pozitif...

28 Şubat 2009 Cumartesi

Yumurtalar

3 evli hanim arkadas bir kahvede bulusmuslar... sohbet konusu, elbiselerden cocuklardan ve derken kocalara gecti. Bir tanesinin surati asiklasti... . Nedenini sordular.. O da: -"Dun gece biraz kasindim, yatakta muhittin e yaklastim.. Isteksizdi.. Yumurtularini tuttum.. baktim soguk buz gibi.. sordum.. niye yumurtalarin soguk. O, homurdanip sirtini cevirdi ve sonra da uyudu!!!! Kendimi cok kotu hissettim." Ertesi gun yine 3 arkadas toplanirlar. Bu sefer ikincisinin surati asik.. Ne oldu diye sordular; -"Dun gece merak ettim.. bende kemalin yumurtalarini tuttum.. baktim buz gibi.. yumurtalarin niye soguk diye sordum.. O da homurdanip sirtini ceviripuyudu.. Ben de kendimi cok kotu hissettim.." Iki gun sonra yine bulustular.. Bu sefer ucuncunun suratinin her tarafi sismis ve bir gozu mosmor. Diger ikisi sormuslar ne oldu diye; -"Valla ben de merak ettim.. Kocamin yumurtalarini tuttum.. Simsicak ates gibi.. Ben de... "Neden senin yumurtalarin simsicak da Kemalle Muhittinin yumurtalari buz gibi?" diye sordum"

17 Şubat 2009 Salı

Üşümesin

Adamın biri karısının onu aldattığını dusunuyormus bundan cok emınmıs taksiyle işe giderken taksıcıye eve
donmesını ve gorduklerı hakkında şahitlik etmesını istemiş.
Bırden yatak odasından iceriye dalmıslarki adam yerden göge kadar haklı, cekmiş sılahını bak taksıcı
kardes haklı oldugumu bılıyordum sana soylemıstım, o anda karısı dur demıs sana aldıgım yat var ya bu
adam sayesınde, ciflık de bu adamın sayesınde, ev de bu adam sayesınde, adam taksiciye dönmüs;
kardes sen olsan ne yaparsın demiş.
Taksici; abi kapat yorganı adam üşümesin.

Küçük Alet

Oldukça seçkin görünüslü bir bayan uçakla Isviçre'den dönmekteydi. Yaninda oturmakta olan rahibe 'Özür dilerim peder, sizden bir iyilik isteyebilir miyim?' diye sordu.
Rahip: 'Elbette kizim, senin için neyapabilirim?' diye cevapladi.
Kadin açikladi: 'Iste problemim;kendime yeni bir epilasyon aleti aldim ve buna oldukça yüklü bir
para saydim. Sanirim limitlerin oldukça üzerine çikti vegümrükte elimden alirlar diye korkuyorum. Acaba gümrükten geçiste bunu cübbenizin altina saklayabilir misiniz?
' Rahip: 'Tabi ki yapabilirim evladim ama biliyorsunuz ben yalan söyleyemem.' diye yanitladi.
Kadin: 'Çok temiz ve dürüst bir yüz ifadeniz var peder, eminim ki size soru filan sormazlar'
dedi ve pahali epilasyon aletini pedere verdi.
Uçak havaalanina vardi.
Peder gümrükten geçecegi sirada görevli: 'Peder, bildireceginiz herhangi bir yükünüz var mi?' diye sordu.
Bunun üzerine Peder: 'Basimdan kusagima kadarki bölümde açiklayacagim herhangi birsey yok, evladim' dedi.
Bu yaniti garip bulan görevli: 'Peki kusaginizin altinda kalan bölümde neyiniz var?' diye sordu. Peder yanitladi: 'Kadinlarin kullanimi için dizayn edilmis mükemmel, küçük bir alet var,
ancak simdiye kadar hiç kullanilmadi!...
Görevli kahkahadan kirilarak: 'Tamam peder geçebilirsin, siradaki!...'

Reankarnasyon

Kadınin hayatta tek bir tane bile erkek arkadaşı olmamış.. Kimse ama kimse bakmıyormuş yüzüne.. Yıllarca para biriktirip, son çare olarak bir plastik cerraha gitmiş.. "Hanımefendi" demiş doktoru, " İnanın yapacak bir şey yok.. Tanrı resmen size haksızlık etmiş.."
Kadının fenalaştığını görünce de teselli gereği duymuş.. "Bakın.. Yeniden yaşama inanın. Dünyaya bir daha gelişinizde dayanılmaz bir afet olacaksınız ve bütün erkekler sizin için sıraya girecek.." Kadının içini bir umutsuzluk kaplamış ama bir yandan da heyecanlandırmış onu bu son sözler. İntihar edip bir an önce mutluluğa kavuşmak istemiş. Çıkmış köprünün üzerine, bırakmış aşağı kendisini..
Talih bu ya, hıyar, patlıcan, muz yüklü bir mavnanın üzerine düşmüş. Başını çarpıp bayılmış.. Gözleri kapalı, yarı baygın kendine gelirken etrafı yoklamış, nerde olduğunu anlamak için.. Eline değenleri kavramış, birini bırakıp diğerini tutmuş.
Birden yüzünde aydınlık bir gülümseme belirmiş.. "Beyler lütfen.." demiş sevinçle, "Teker teker lütfen..!"