13 Mayıs 2009 Çarşamba

Yine Temel

Temel ; karisiyla yıllardır süregelen kavgalarini anlatiyormus eski bir arkadasina.
Derken Temele sormus samimi olan arkadasi, :
- Peki Temelcigim ; karin yatakta nasil ? .
- Valla abi , tam bir şey söylemek zor ne bileyim kimisi iyi diyor, kimisi kötü .....

Heykel

Yillarca, iki kahraman heykeli, biri erkek, biri disi,
birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmis, ta ki
birgun bir melek cennetten gelene kadar.
“Sizler iyi ve ornek heykel oldunuz, bu yuzden ben de
size ozel bir hediye verecegim. Yarim saat icin sizi
canlandiracagim, siz de bu sure icinde ne isterseniz
yapabileceksiniz” demis.
Ve melek ellerini cirpar cirpmaz heykeller canlanmis.
Birbirlerine biraz utanarak yaklasmislar, ama sonra
hizla parktaki caliliklarin arkasina kosmuslar. Kisa
bir sure sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler,
kahkahalar duyulmus, calilar sallanmis.
Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin
de yuzunde genis bir tebessum varmis.
-“Onbes dakikaniz daha var” demis melek, gozlerini
anlamli anlamli kirparak.
Disi heykelin yuzundeki tebessum biraz daha yayilmis
ve erkek heykele donmus:
-“Harika! Ama bu sefer güvercini sen tut, ben siçicam kafasina
!..”

Heykel

Kadın yatakta sevgilisiyle birlikteyken kocasının eve girdiğini duyar ve
- "Çabuk! Köşeye geç ve bir heykel gibi davran..." diyerek adamın her yerine bebe yagi sürerek bebe pudrası serper,
- "Sakin kımıldama ve bir heykelmişsin gibi davran" der.
Kocası gelir,
- "Bu nedir hayatım?..." diye sorar.
- "O mu? Sadece bir heykel hayatım. Smith' ler yatak odaları için bir tane almışlardı çok beğendim bizim için de bunu ısmarladım." der Kadın...
Kimse o andan itibaren heykel hakkında konuşmaz ve daha sonra yatarlar.
Gece saat iki sularında adam kalkar ve doğruca mutfağa gider. Sonra elinde bir sandviç ve bir kutu bira ile geri döner ve heykel gibi duran adama dönüp:
- "Al bakalım, bir şeyler ye, ben 3 gün boyunca Smith'lerde salak gibi dikilirken kimse bana bir bardak su bile vermemişti!"

Aleks'inki sebzedir...

Bir gun iki Ermeni kadin birlikte lokantaya giderler.

Biri kendine etli bir yemek soyler...
Bunun uzerine digeri "Inanirsin Mari, ben vejetaryen oldum." der
-Nasil yani?
-10 yildir vucuduma dirhem et girmemistir.
-Ne yani Aleks'inki sebzedir?..

Niye Polise?

Ünlü güftekâr ve tamburî Osman Nihat Beyefendi çapkınlığı ile pek meşhurmuş. Ankara'da bulunduğu sıralarda güzel bir günde Kızılay'a doğru yürümekte iken hemen önü sıra da çok güzel endâmlı, alımlı, çalımlı bir bayan yürüyormuş. Osman Nihat Bey kadına biraz yaklaşarak başlamış dil dökmeye:
- Aman Ya Rabbi! Ne güzel endamınız var! Şu belin inceliğine bakın. Ya saçların omuzlara dökülüşü. Kadın omuzunun üzerinden arkasına söyle bir bakıp, kafasını çevirmiş ve de sinirli sinirli yoluna devam etmiş. Fakat Osman Nihat Bey kadının peşini bırakmamış ve dil dökmeye devam etmiş:
- Bacaklarınızın güzelliği, keklik gibi sekisiniz ne de hoş... Sizinle birlikte olmak her halde hayata bedeldir..." Ve daha neler ne dil dökmeler. .. Tam bu sırada Kızılay Meydanı' na yaklaşmışlar. Dört yol ağzına ve polisin olduğu yere geldiklerinde kadın bütün sinirli haliyle Osman Nihat Bey'e dönerek:
-Şimdi polise veririm! Deyince: Osman Nihat, masumane bir tavır takınıp, ses tonunu yumuşatarak
- Aman hanımefendi, ben bir saattir yalvarıyorum. Niye polise?

28 Nisan 2009 Salı

HALK KOŞUSU :

Kadın kocasının halk koşusuna katılmasını fırsat bilerek sevgilisini
eve çağırmıştı.
Kadın ve sevgilisi tam sevişmeye başlarlar ki kapı çalar. Kadın önce
panik olmaz ve diyafondan aşağıya sorar:
"Kim o?"
"Benim karıcığım, dışarıda çok yağmur yağıyor ve ben koşuya
katılmaktan vazgeçtim"
Kadın kocasına biraz beklemesini söyler ve sevgilisinin giysilerini
eline vererek balkona atar. Adam çırılçıplak balkonda ne yapacağını
düşünürken asıl rezaleti farkeder: Halk koşusu tam bulunduğu evin
önündeki caddeden devam etmektedir. Adam büyük utanç içinde hemen
aşağıya atlar ve yüzlerce kişiyle beraber koşmaya başlar. Yanındaki
adam dayanamayıp sorar:
"Afedersiniz beyefendi, hep çıplak mı koşarsınız?"
"Evet" der adam. "Ben rüzgarı vücudumun her yerinde hissetmekten
büyük keyif alırım. Bu yüzden de çıplak koşmayı tercih ederim."
"Peki" der diğeri "çıplakken hep prezervatifle mi koşarsınız?"
"Hayır" der "sadece yağmur yağdığı zamanlar!"

15 Nisan 2009 Çarşamba

Aslan terbiyecisi

Birisi uzun boylu, sarışın bir hatun, diğeri ise Temel.
Patron ; ' ikinizde aslan terbiyecisi misiniz ? diye sormuş.
Yanıtlar evet olunca, ilk önce kıza, once sen gir bakalım kafese demiş..
Kız girmiş, arkasından kafesi kilitlemişler.
Aslankıza bakmış, ağır ağır yaklaşmış, kız birden önünü açmış ve
çırılçıplak aslanın karşısında durmuş.
Baba aslan önce afallamış, sonra kıza yaklaşmış ve ayak ucundan
başlayarak yukarıya kadar yalamış, sonra da gevşemiş ve sakin mutlu
bir şekilde kızın ayaklarının dibine yatmış.
Patron dönmüş Temel ' e ; ' Sende aynı şekilde yapabilir misin ? 'demiş..
Temel ' in cevabı ;
' Yaparım ama önce aslanı kenara çekin'

Temizlik

Gümrük kapısında bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış.
Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış.
Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış.
- 'Niye 7 tane?' diye İngiliz'e sormuşlar. O da :
- 'Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba...' demiş.
-'Vay be ! ' demiş görevli, 'Helal olsun.. Medeniyete, temizliğe bak adamlardaki ....'
Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. Açmışlar bakmışlar 8 tane don ..
- '7'yi anladık da , niye 8 ? ' diye sormuşlar.. Fransız :
-'Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane,
bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım' demiş ..
-'Vay be' diye düşünmüş bizim gümrükçüler ... 'Adamlardaki temizliğe medeniyete bak, Ingilizleri de geçtiler temizlikte' ...
Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don.
- 'İşte !' demişler.. Ne varsa bizim insanımızda var.
Avrupalı ile kıyas kabul etmeyiz .. Şu medeniyete, şu temizliğe bak..
Yabancılar da duysun diye sormuşlar :
-'NEDEN 12 ADET ?'
Bizimki cevap vermiş :
-'Ocak, Şubat, Mart, Nisan, ......' :)))

Evlilik

Tipik bir maço adam, çok hos bir kadinla evlenir ve nikahin hemen ardindan, kurallarini ortaya koyar: "Eve ne zaman istersem, saat kaçta sitersem, ki herseyden önce eger istersem, o zaman gelirim ve senden bu konuyla ilgili bir tartisma istemiyorum. Ben baska bir sey söylemedikçe, her aksam yemek masasini kusursuz istiyorum. Istedigim zaman eski kiz arkadaslarimla içmeye ve kagit oynamaya giderim ve bana bu konuda güçlük çikarma sakin. Bunlar benim kurallarim. Yorumun var mi?"
"Hayir, benim için sakincasi yok. Yalniz sunu bil ki, burada her gece saat 7'de sex yapilacak, sen olsan da, olmasan da."

31 Mart 2009 Salı

İHTİYAR BALIKÇI

Göl kıyısında biri ihtiyar diğeri genç iki kişi balık tutmaktadırlar. İhtiyar atar çeker, gençte tık yok.
Genç sorar :"Ne yem kullanıyorsun amca" diye.
İhtiyar :"Solucan" diye cevap verir. Genç solucan takar ve o da tutmaya başlar. Ertesi gün yine aynı yerde buluşurlar. İhtiyar yine balık tutar. Fakat gençte yine tık yok. Genç yine ihtiyara sorar.
İhtiyar :"Bugün ekmek kullanıyorum! " der. Genç ekmek takar o da tutmaya başlar. Ayrılırlarken genç olan sorar.: "Bir gün ekmek bir gün solucan nasıl karar veriyorsun!" diye... İhtiyar anlatır;"Sabah kalktığımda donumu indiriyorum, aleti tam ortada tutup bırakıyorum. Sola düşerse ekmek, sağa düşerse solucan!" der.
Gençte aynı şeyi yapmaya karar verir. Ertesi gün genç heyecanlı bir şekilde ihtiyarın yanına gelir. " Yahu bende senin yaptiğın şeyi yaptım ama ne sağa ne de sola düştü, ortada kaldı. Bu ne anlama geliyor!" der.
İhtiyar sinirlenir :"Ulan seninki sağa sola düşmüyorsa balık tutmakla ne diye zaman geciriyon öküz!"

FINDIK

Temel nisanlisi fadime ile findik tarlalarini geziyormus. "Bak Fadime" demis, "butun bu tarlalar benim. ama bir tanecik findik koparirsan, seni oraya yatiririm ona gore.
" Bunu duyan Fadime' nin gozleri parlamis, hemen kosup bir tane findik kopartmis.
Temel sozunun eri ya, fadimeyi findik agacinin altina yatirmis. Bu cezadan memnun kalan Fadime, ustunu basini toparlayip, ayaga kalkar kalkmaz bir findik daha kopartmis
. Temel bir kez daha .... Bir findik daha..... Temel 5. Findiktan sonra perisan ayaga kalkmis. bitkin bir halde Fadimeye donup;
"bak Fadime " demis eliyle tarlalari gostererek, "burdan sonrasi Fiskobirligin"

CEZA

Temel Dursun'a üniversite çagindaki kizini matematik dersi çalistirmasi için emanet eder. Aradan 9 ay geçer. Kizi karni burnunda eve döner. Temel sinirle Dursun'un evine gider. Ve Dursun'a bagirir:
"Ne yaptun kizuma?!"
Dursun cevap verir:
"Ne yapayum daa?! Ders çalismiyordu. Koskoca kiz, dövsen dövülmez......"

TEMEL İLE FADİME

Temel ve Fadime hayvanat bahçesinde dolasiyorlarmis. Aslan kafesinin önüne geldiklerinde kafesin bos oldugunu ve aslan bakicisinin içeriyi temizledigini görmüsler. Aslanlarin nerede oldugunu sorunca bakici:
"Simdi onlarin sex saatleri 5 saatten önce çikmazlar" bunun üzerine Fadime Temel'i dürtmüs ve sitemle "Tuytun mu Temel?" Temel yüzünü burusturmus "tuytum Fadime" demis. Biraz daha ilerlemisler Ceylanlarin kafesinin önüne gelmisler ama orada da bakicidan baska bir sey yokmus, sorduklarinda bakici "simdi onlarin sex saati, 4 saatten önce çikmazlar" demis.
Fadime yine dönmüs daha sitemkar "Tuytun mu Temel" Temel iyice bozularak "tuytum tuytum!" Ayni sey gorillerin kafesinin önünde daha siddetli bir sekilde tekrarlandiktan sonra geyiklerin kafesinin önüne gelmisler, bakiciya sorduklarinda, bakici "Simdi onlarin sex saati ama bekleyin bir -iki dakikaya kadar çikarlar" demis ve öyle olmus.
Bunun üzerine Temel gururla dönmüs Fadime'ye "TUYTUN MU FADIME?" demis.
Fadime aninda cevabi yapistirmis:
"Tuytum tuytum ama sen de su geyigin kafasindaki boynuzlari gördün mü?!!"

28 Mart 2009 Cumartesi

cennet cehennem

Bu dünyada 3 kardes varmış. Bu kardeşlerin 2 si namazını niyazını orucunu tutup Allah için hayırlı işler yapmışlar. Diğer 1 kardeşleri işe kendini şaraba vermiş hergün içip günah defterini rekorlar kitabına dogru sokmaya çalısıyormuş. Uzun süreler sonra bu 3 kardeş ecelleri gelip ölmüşler. Kardesler bir arada toplanıp sorguya çekilmişler.
Kardeslerden ilkine sormuşlar;

-Allah için dünyada ne yaptın?
Cevap vermiş
-Orucumu tuttum namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım. Bunun üzerine soruyu soran
- Tamam o zaman sen al bi huri çık yukarı cennete demiş. ve sonra dogru yolu seçen 2. kardese gelmis sorgu sırası. Allah için ne yaptın?
- Orucumu tuttum namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım. diye cevaplamış.
-Sende al bi huri çık yukarı demişler. ve 3. kardeşe sormuş:
-Allah için ne yaptın?
-Valla ben bişey yapmadım paso şarap içtim karılarla yattım kalktım günah işledim. Bunun üzerine ona:
-Sen in aşşagıya cehenneme yanacaksın demişler.
Şarapçı:
- Ver bi şarap ineyim demiş.
Sorgucu:
-Aşşası meyhane mi? demiş.
Bunun üzerine Şarapçı :
-Peki, yukarısı kerhane mi?

25 Mart 2009 Çarşamba

ASIL NEDEN

- Tanri; bütün kadinlari bir araya toplamis.
Musa, Isa ve Muhammet'ten bu kadinlari paylasip kendi cemaatlerini olusturmalarini istemis. Once en kidemlileri olarak Musa, iclerinden en zekilerini ve en acikgozlerini secmis ve Yahudi cemaatini olusturmus. Daha sonra Isa en guzellerini almis ve Hristiyan cemaatini olusturmus. Sira Muhammet'e gelince, geride kalanlara söyle bir bakmis ve bezgin bir sesle 'Örtünün!...' demis, Allah kahretsin . 'Örtünüüüünnnnn!!!'

Papağan

- Kadinin biri bir hayvan dükkanina girmis.Papaganlardan birini çok begenmis ve tezgahtara fiyatini sormus.
- Adam: '100 milyon ama size o hayvani önermem çünkü bize de genelevden geldi.Agzi çok bozuktur.' demis.
- Kadin bosver, cok begendim bunu diyip papagani satin almis.Eve getirmis, salonun bir kösesine yerlestirmis.Papaganin örtüsünü acmasiyla papagan baslamis:'Oooo..yeni ev,yeni mama..'
- Kadin bozuntuya vermemis.Sonra kadinin kizlari eve gelmis.Papagan:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..' demis.
- Kadin biraz bozulmus. Sonra kadinin erkek çocuklari eve gelmis.Papagan:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müsteriler' demis.
- Kadin bu sefer bayagi bozulmus.Sonra kadinin kocasi gelmis.Papagan yine baslamis:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..eski müsteriler...
- HALIL ABI HOSGELDIN….!

5 Mart 2009 Perşembe

Pozitif bahçıvan

Seyahatten dönen ev sahibi havaalanından bahçıvanına telefon açmış, konuşuyorlar:
- Nasıl, her şey yolunda mı?
- Yolunda... Küreğin sapı kırıldı, şu anda onu tamir ediyordum.
- Neden kırıldı?
- Köpeğinize mezar kazarken zorlamışım, ondan kırıldı.
- Nee! Köpeğim mi öldü?
- Maalesef havuza düştü?
- Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; havuzda nasıl ölür?
- Havuzun suyu boşalmıştı, atlayınca betona çakıldı.
- Havuzu yeni doldurtmuştuk, neden boşalttınız?
- İtfaiyeciler evdeki yangını söndürürken ilave suya ihtiyaç duydular.
- Neee evde yangın mı çıktı?
- Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla taziyeye gelenlerden biri yanık sigara bırakmış.
- Annem mi öldü? Yahu kadın daha iki hafta önce sapasağlamdı?
- Haklısınız da... Yatak odanızda karınızla en yakın arkadaşınızı aynı yatakta görünce kalbine inmiş.
- Yahu hiç pozitif bir haber yok mu adam sende?
- Var efendim... Geçen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya... Sonucu geldi, pozitif...

28 Şubat 2009 Cumartesi

Yumurtalar

3 evli hanim arkadas bir kahvede bulusmuslar... sohbet konusu, elbiselerden cocuklardan ve derken kocalara gecti. Bir tanesinin surati asiklasti... . Nedenini sordular.. O da: -"Dun gece biraz kasindim, yatakta muhittin e yaklastim.. Isteksizdi.. Yumurtularini tuttum.. baktim soguk buz gibi.. sordum.. niye yumurtalarin soguk. O, homurdanip sirtini cevirdi ve sonra da uyudu!!!! Kendimi cok kotu hissettim." Ertesi gun yine 3 arkadas toplanirlar. Bu sefer ikincisinin surati asik.. Ne oldu diye sordular; -"Dun gece merak ettim.. bende kemalin yumurtalarini tuttum.. baktim buz gibi.. yumurtalarin niye soguk diye sordum.. O da homurdanip sirtini ceviripuyudu.. Ben de kendimi cok kotu hissettim.." Iki gun sonra yine bulustular.. Bu sefer ucuncunun suratinin her tarafi sismis ve bir gozu mosmor. Diger ikisi sormuslar ne oldu diye; -"Valla ben de merak ettim.. Kocamin yumurtalarini tuttum.. Simsicak ates gibi.. Ben de... "Neden senin yumurtalarin simsicak da Kemalle Muhittinin yumurtalari buz gibi?" diye sordum"

17 Şubat 2009 Salı

Üşümesin

Adamın biri karısının onu aldattığını dusunuyormus bundan cok emınmıs taksiyle işe giderken taksıcıye eve
donmesını ve gorduklerı hakkında şahitlik etmesını istemiş.
Bırden yatak odasından iceriye dalmıslarki adam yerden göge kadar haklı, cekmiş sılahını bak taksıcı
kardes haklı oldugumu bılıyordum sana soylemıstım, o anda karısı dur demıs sana aldıgım yat var ya bu
adam sayesınde, ciflık de bu adamın sayesınde, ev de bu adam sayesınde, adam taksiciye dönmüs;
kardes sen olsan ne yaparsın demiş.
Taksici; abi kapat yorganı adam üşümesin.