1 Haziran 2009 Pazartesi
Alışveriş
Kadının biri alışveriş için şehre inmiş, ilk girdiği dükkânda harika ayakkabılar bulmuş, ikincide de nefis bir elbise..Üçüncü dükkânda her şey 5 dolara inmiş, gözlerine inanamazken birden cep telefonu çalmış..
Hattaki kadın doktor ona, kocasının feci bir trafik kazası geçirdiğini, durumunun kritik olduğunu, yoğun bakıma kaldırıldığını söylemiş..
Kadın doktora kocasına çarşıda olduğunu iletmesini, bir an önce orada olacağını söyleyerek telefonu kapatmış, ama akabinde hayatının en verimli alışverişini yapmakta olduğunu fark etmiş ve hastaneye gitmeden 1-2 mağazaya daha girmiş, birkaç saat sonra sabah alışverişini bir fincan kremalı kahve ile tamamlanmış ki birden kocasını hatırlamış.. Suçluluk duygusu ile hastaneye koşmuş..
Koridorda doktoruna rastlayıp kocasını sormuş..
Bayan doktor,kadının elindeki paketlere bakıp
- "Buraya hemen gelmek yerine alışverişine devam ettin değil mi?.." demiş bağırarak,
- "Sanırım kendinle gurur duyuyor olmalısın.. Adam burda yoğun bakımda, sen mağaza mağaza dolaş.. İyi be..! Ama bu senin son alışverişin olacak.. Artık ömrünün sonuna kadar onun hastabakıcısı olacaksın, hem de başından 1 dakika bile ayrılamadan..!"
Kadın son derece üzgün başını önüne eğmiş..
Bayan doktor,onun bu haline uzun uzun baktıktan sonra kıkırdamaya başlamış,
-"Şaka yapıyorum şaka.." demiş, "Takıldım sana.. Kocan öldü.. Vallahi öldü.. Hadi aç bakayım şu poşetleri de neler aldın görelim..!"
Hattaki kadın doktor ona, kocasının feci bir trafik kazası geçirdiğini, durumunun kritik olduğunu, yoğun bakıma kaldırıldığını söylemiş..
Kadın doktora kocasına çarşıda olduğunu iletmesini, bir an önce orada olacağını söyleyerek telefonu kapatmış, ama akabinde hayatının en verimli alışverişini yapmakta olduğunu fark etmiş ve hastaneye gitmeden 1-2 mağazaya daha girmiş, birkaç saat sonra sabah alışverişini bir fincan kremalı kahve ile tamamlanmış ki birden kocasını hatırlamış.. Suçluluk duygusu ile hastaneye koşmuş..
Koridorda doktoruna rastlayıp kocasını sormuş..
Bayan doktor,kadının elindeki paketlere bakıp
- "Buraya hemen gelmek yerine alışverişine devam ettin değil mi?.." demiş bağırarak,
- "Sanırım kendinle gurur duyuyor olmalısın.. Adam burda yoğun bakımda, sen mağaza mağaza dolaş.. İyi be..! Ama bu senin son alışverişin olacak.. Artık ömrünün sonuna kadar onun hastabakıcısı olacaksın, hem de başından 1 dakika bile ayrılamadan..!"
Kadın son derece üzgün başını önüne eğmiş..
Bayan doktor,onun bu haline uzun uzun baktıktan sonra kıkırdamaya başlamış,
-"Şaka yapıyorum şaka.." demiş, "Takıldım sana.. Kocan öldü.. Vallahi öldü.. Hadi aç bakayım şu poşetleri de neler aldın görelim..!"
28 Mayıs 2009 Perşembe
Aslan yıllık izine çıkmadan önce; 'Hareketlidir, hızlıdır, ormanı dolaşıp gelince
bana rapor verir' diye düşünüp vekaletini çakala bırakmış. Bunu tüm hayvanlara
'e-mail' atıp bildirmiş. 'çakal vekilimdir, ona saygısızlık ederseniz bana etmiş
sayılırsınız, geldiğimde hesabını sorarım' diye yazmış.
Çakal, ertesi gün büyük havalarda ve çalımla ormanda dolaşmaya başlamış.
Bakmış Gergedan su içiyor. Arkasına yaklaşıp bir parmak atmış. Gergedan
hışımla geriye dönmüş, bakmış ki çakal, mail aklına gelince gıkını çıkartmadan
'La havle..' çekip yürümüş.
Biraz sonra çakal bakmış bir Fil ağaçtan meyve koparıp yiyor. Ona da yaklaşıp
bir parmak atmış. Fil kendine parmak atanı ezmek üzere dönmüş, bakmış ki
çakal, maili de düşünüp vazgeçmiş.
Çakal biraz daha gitmiş, bakmış bir erkek Ayı kovandan bal yiyor. Gidip ona da
parmak atmış. Ayı bir hışımla dönüp çakalı yakalamış, yatırmış bir güzel becermiş..
Çakal, yalpalaya yalpalaya yürürken bir yandan söyleniyormuş;
'Ayı oğlu ayı, yine maillerine bakmamış'
bana rapor verir' diye düşünüp vekaletini çakala bırakmış. Bunu tüm hayvanlara
'e-mail' atıp bildirmiş. 'çakal vekilimdir, ona saygısızlık ederseniz bana etmiş
sayılırsınız, geldiğimde hesabını sorarım' diye yazmış.
Çakal, ertesi gün büyük havalarda ve çalımla ormanda dolaşmaya başlamış.
Bakmış Gergedan su içiyor. Arkasına yaklaşıp bir parmak atmış. Gergedan
hışımla geriye dönmüş, bakmış ki çakal, mail aklına gelince gıkını çıkartmadan
'La havle..' çekip yürümüş.
Biraz sonra çakal bakmış bir Fil ağaçtan meyve koparıp yiyor. Ona da yaklaşıp
bir parmak atmış. Fil kendine parmak atanı ezmek üzere dönmüş, bakmış ki
çakal, maili de düşünüp vazgeçmiş.
Çakal biraz daha gitmiş, bakmış bir erkek Ayı kovandan bal yiyor. Gidip ona da
parmak atmış. Ayı bir hışımla dönüp çakalı yakalamış, yatırmış bir güzel becermiş..
Çakal, yalpalaya yalpalaya yürürken bir yandan söyleniyormuş;
'Ayı oğlu ayı, yine maillerine bakmamış'
Uzaylı
Uzaylılar bir görev için dünyaya inecekler görevleri dünya insanları ile cinsel ilişkiye girerek sonuçlarını gözlemlemek. Uzaylılar Türkiyenin tenha bir kasabasında bir çiftlik evine indirmişler gemilerini. Çiftlik evinin kapısını çalarak kapıyı açan adama amaçlarını anlatmaya başlamışlar. Adam biraz şaşkın biraz heyecanlanarak benim hanıma bi sorayım demiş. İçeri girerek karısına böle böle bişi var nedersin demiş. Kadın:
- 'Tamam olur hem bi gecelik değişiklikten bir şey olmaz'
diyerek kabul etmiş. Uzaylılarla beraber biraz oturduktan sonra uzaylı erkekle dünyalı kadın ayrı bi odaya, uzaylı kadın ile dünyalı erkekle ayrı bi odaya geçmişler. Uzaylı adam başlamış dünyalı kadını soymaya ve daha sonra kendi soyunmaya kadın uzaylı adamın penisini görünce çok şaşırmış ve gülmeye başlamış. Uzaylı:
- neden güldün.
- çok küçük demiş. Uzaylı:
- sol kulağımı çek o büyür demiş.
Kadın çekmiş kulağı gerçektende büyümüs,
-ama demiş kadın şimdide çok ince. Uzaylı gayet rahat
- sağ kulağımı çek o kalınlaşır.
Kadın uzaylının kulağını çekince gerçektende kalınlaşmış ve sabaha kadar defalarca sevişmişler. Sabah olunca kahvaltıdan sonra uzaylıları gönderen karı koca konuşmaya başlamış. Adam kadına nasıl geçti diye sormuş. Kadın :
-"Tek kelime ile mükemmeldi.Peki senin nasıl geçti kocacığım ?"
Adam kendinden çok emin bi şekilde ;
-"Sen var ya sen,şu gül gibi kocanın kıymetini bilmiyorsun, bak elin uzaylısı zevkten kulaklarımı koparacaktı!! "
- 'Tamam olur hem bi gecelik değişiklikten bir şey olmaz'
diyerek kabul etmiş. Uzaylılarla beraber biraz oturduktan sonra uzaylı erkekle dünyalı kadın ayrı bi odaya, uzaylı kadın ile dünyalı erkekle ayrı bi odaya geçmişler. Uzaylı adam başlamış dünyalı kadını soymaya ve daha sonra kendi soyunmaya kadın uzaylı adamın penisini görünce çok şaşırmış ve gülmeye başlamış. Uzaylı:
- neden güldün.
- çok küçük demiş. Uzaylı:
- sol kulağımı çek o büyür demiş.
Kadın çekmiş kulağı gerçektende büyümüs,
-ama demiş kadın şimdide çok ince. Uzaylı gayet rahat
- sağ kulağımı çek o kalınlaşır.
Kadın uzaylının kulağını çekince gerçektende kalınlaşmış ve sabaha kadar defalarca sevişmişler. Sabah olunca kahvaltıdan sonra uzaylıları gönderen karı koca konuşmaya başlamış. Adam kadına nasıl geçti diye sormuş. Kadın :
-"Tek kelime ile mükemmeldi.Peki senin nasıl geçti kocacığım ?"
Adam kendinden çok emin bi şekilde ;
-"Sen var ya sen,şu gül gibi kocanın kıymetini bilmiyorsun, bak elin uzaylısı zevkten kulaklarımı koparacaktı!! "
Ayse Balkonda
Karı ve koca tatil günü evde televizyon seyretmekten sıkılmış, yatak odasına geçmeye karar vermişler....
Ama ne mümkün 7 yaşındaki oğlan evde. - ''Oğlum, hadi biraz sokağa çık, gez, oyna''. - ''Ihhhhh''. Israr faydasız.
Afacanın sokakta gözü yok. - ''Öyleyse, annenle ben odamıza geçelim, sen de balkona.
Etrafta neler olup bitiyor, yuksek sesle bize rapor et''. Oğlan biraz mızıklanmakla birlikte çaresiz balkona geçiyor. Bizimkiler'de yatağa.
Ve afacan c anlı yayına başlıyor; - ''Şu an bizim sitenin otoparkına yabancı bir araç park etti. Şimdi de Aygaz arabası sokağa giriş yaptı.
Yaşlı bir kadın markete giriyor''... Kısa bir sessizlik...Ve rapora devam; - ''Yan komşumuz Ahmet Bey amcayla karısı Necla teyze yatak odasında sevişiyorlar''. Yataktakiler şok vaziyette. Baba sesleniyor; - ''Oğlum, nereden çıkardın şimdi bunu''.. - ''Hiçç. Küçük kızları Ayşe balkonda dikiliyor'da''...
Ama ne mümkün 7 yaşındaki oğlan evde. - ''Oğlum, hadi biraz sokağa çık, gez, oyna''. - ''Ihhhhh''. Israr faydasız.
Afacanın sokakta gözü yok. - ''Öyleyse, annenle ben odamıza geçelim, sen de balkona.
Etrafta neler olup bitiyor, yuksek sesle bize rapor et''. Oğlan biraz mızıklanmakla birlikte çaresiz balkona geçiyor. Bizimkiler'de yatağa.
Ve afacan c anlı yayına başlıyor; - ''Şu an bizim sitenin otoparkına yabancı bir araç park etti. Şimdi de Aygaz arabası sokağa giriş yaptı.
Yaşlı bir kadın markete giriyor''... Kısa bir sessizlik...Ve rapora devam; - ''Yan komşumuz Ahmet Bey amcayla karısı Necla teyze yatak odasında sevişiyorlar''. Yataktakiler şok vaziyette. Baba sesleniyor; - ''Oğlum, nereden çıkardın şimdi bunu''.. - ''Hiçç. Küçük kızları Ayşe balkonda dikiliyor'da''...
25 Mayıs 2009 Pazartesi
Amerika'da koyu dindar dört kadın,bir yandan kahve içiyorlar,bir yandan sohbet ediyorlardı.
Birinci kadın,oğlundan söz açıp;"benim oğlum rahiptir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'peder'der."
İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti: "Benim oğlum ise papazdır" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine,'Aziz Peder' der."
Üçüncü kadın da oğluyla övünndü:"Benim oğlum ise kardinaldir" dedi."Bir topluluğa girdiðinde onu gören herkes kendisine 'Yüce Aziz' der."
Üç kadın oğullarıyla övünnmelerini bitirdikten sonra,dördüncü kadini dinlemeye hazır olduklarını belirtmek için gözlerini ona diktiler,beklemeye başladılar.Fakat dördüncü kadın konuşmuyor,büyük bir keyifle kahvesini yudumluyordu...
Üç kadın bir ağızdan sordular: "Ya senin oðlun?" dediler. "Sen de söz etsene oğlundan..."
Dördüncü kadın,kahvesinden son yudumunu aldıktan sonra ağır ağır konuşarak oğlunu anlatmaya başladı.
"Benim oğlum 1.85 boyunda,dalgalı siyah saçlı, ela gözlü,geniş omuzlu,atletik yapılı son derece şık giyinen ve 29 yaşında olmasına karşın çok zengin bir kişidir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören tüm kadınlar birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve 'AMAN TANRIM' derler".
Birinci kadın,oğlundan söz açıp;"benim oğlum rahiptir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'peder'der."
İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti: "Benim oğlum ise papazdır" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine,'Aziz Peder' der."
Üçüncü kadın da oğluyla övünndü:"Benim oğlum ise kardinaldir" dedi."Bir topluluğa girdiðinde onu gören herkes kendisine 'Yüce Aziz' der."
Üç kadın oğullarıyla övünnmelerini bitirdikten sonra,dördüncü kadini dinlemeye hazır olduklarını belirtmek için gözlerini ona diktiler,beklemeye başladılar.Fakat dördüncü kadın konuşmuyor,büyük bir keyifle kahvesini yudumluyordu...
Üç kadın bir ağızdan sordular: "Ya senin oðlun?" dediler. "Sen de söz etsene oğlundan..."
Dördüncü kadın,kahvesinden son yudumunu aldıktan sonra ağır ağır konuşarak oğlunu anlatmaya başladı.
"Benim oğlum 1.85 boyunda,dalgalı siyah saçlı, ela gözlü,geniş omuzlu,atletik yapılı son derece şık giyinen ve 29 yaşında olmasına karşın çok zengin bir kişidir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören tüm kadınlar birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve 'AMAN TANRIM' derler".
23 Mayıs 2009 Cumartesi
BİLİM ADAMI
Ünlü bir bilim adamı özel otomobiliyle konferans vermeye giderken
uzun zamandır onunla çalışan şöförü sıkılarak bir teklifte bulunmuş
-Sizin konferanslarınızı dinleye dinleye virgülüne kadar ezberledim
efendim,demiş,
ne olur izin verinde bu konferansıda sizin yerinize ben vereyim...
Bilim adamı öneriyi kabul etmiş.şöför arka koltuğa geçmiş.
Bilim adamı şöförün şapkasını giyip öne oturmuş.
Konferansın verileceği salona varmışlar.
Şöför kürsüye çıkmış,hiç teklemeden konuşmasını yapmış.ve
sormuş:
-Sorusu olan var mı?
Ülkenin ciddi bilim adamlarından biri"var"demiş ve oldukca zor bir soru sormuş.
Şöför hiç tereddüt etmeden:
-Çok kolay bir soru,demiş,şöförüm bile bilir.
Gidip çağırayım,sizin sorunuzu o yanıtlasın...
uzun zamandır onunla çalışan şöförü sıkılarak bir teklifte bulunmuş
-Sizin konferanslarınızı dinleye dinleye virgülüne kadar ezberledim
efendim,demiş,
ne olur izin verinde bu konferansıda sizin yerinize ben vereyim...
Bilim adamı öneriyi kabul etmiş.şöför arka koltuğa geçmiş.
Bilim adamı şöförün şapkasını giyip öne oturmuş.
Konferansın verileceği salona varmışlar.
Şöför kürsüye çıkmış,hiç teklemeden konuşmasını yapmış.ve
sormuş:
-Sorusu olan var mı?
Ülkenin ciddi bilim adamlarından biri"var"demiş ve oldukca zor bir soru sormuş.
Şöför hiç tereddüt etmeden:
-Çok kolay bir soru,demiş,şöförüm bile bilir.
Gidip çağırayım,sizin sorunuzu o yanıtlasın...
BAHATTİN ABİİ :)
Kadinin biri bir hayvan dükkanina girmis. Papaganlardan birini çok begenmis ve tezgahtara fiyatini sormus.
Adam:
- '100 milyon ama size o hayvani önermem çünkü bize de genelevden
geldi. Agzi çok bozuktur.' demis.
Kadin 'bosver, cok begendim bunu deyip' papagani satin almis. Eve getirmis,
salonun bir kosesine yerlestirmis
Papaganin ortüsünü acmasiyla papagan baslamis:
- 'Oooo... yeni ev,yeni mama... ' Kadin bozuntuya vermemis. Sonra kadinin
kizlari eve gelmis.
Papagan:
- 'Oooo... yeni ev... yeni mama... yeni sermaye...' demis. Kadin biraz
bozulmus. Sonra kadinin erkek çocuklari eve gelmis.
Papagan:
- 'Oooo... yeni ev... yeni mama... yeni sermaye... yeni müsteriler' demis.
Kadin bu sefer bayagi bozulmus. Sonra kadinin kocasi gelmis. Papagan yine
baslamis:
- 'Oooo... yeni ev... yeni mama... yeni sermaye... eski müsteriler... OOOO
BAHATTİN ABI HOSGELDIN!...
Adam:
- '100 milyon ama size o hayvani önermem çünkü bize de genelevden
geldi. Agzi çok bozuktur.' demis.
Kadin 'bosver, cok begendim bunu deyip' papagani satin almis. Eve getirmis,
salonun bir kosesine yerlestirmis
Papaganin ortüsünü acmasiyla papagan baslamis:
- 'Oooo... yeni ev,yeni mama... ' Kadin bozuntuya vermemis. Sonra kadinin
kizlari eve gelmis.
Papagan:
- 'Oooo... yeni ev... yeni mama... yeni sermaye...' demis. Kadin biraz
bozulmus. Sonra kadinin erkek çocuklari eve gelmis.
Papagan:
- 'Oooo... yeni ev... yeni mama... yeni sermaye... yeni müsteriler' demis.
Kadin bu sefer bayagi bozulmus. Sonra kadinin kocasi gelmis. Papagan yine
baslamis:
- 'Oooo... yeni ev... yeni mama... yeni sermaye... eski müsteriler... OOOO
BAHATTİN ABI HOSGELDIN!...
Ayet
Aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere
yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye
rastlar. Aracını durdurur ve kiliseye kadar onunla
gelmek isteyip istemediğini sorar. Kadın arabaya
biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının
güzelliği ortaya çıkar.
Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre
için aracın kontrolünü kaybeder. Aracı tekrar
kontrol altına aldıktan sonra sağ elini rahibenin
bacağı üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve şöyle der :
'Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?'
Utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek
rahibeye özürlerini sıralar.
Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin
bacağına tekrar dokunur vites değiştirme bahanesiyle
ve rahibe aynı soru ile karşılık verir : 'Rahip,
129. ayeti hatırlıyor musunuz ?'
Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve
'af edersin kardeşim, insanoğlu zayıf düşebiliyor'der.
Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek
kelime söylemeksizin, ancak çok manalı bir bakış
fırlatarak kaybolur.
Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir İncil alarak
129. ayeti açar okumak için
129. ayet şöyle demektedir : İleriye gidiniz, daha
yukarlarda arayınız. Orada güzellikler bulacaksınız.
Hikayeden çıkartılacak ders :
Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi
taktirde fırsatları kaçırabilirsiniz.
yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye
rastlar. Aracını durdurur ve kiliseye kadar onunla
gelmek isteyip istemediğini sorar. Kadın arabaya
biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının
güzelliği ortaya çıkar.
Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre
için aracın kontrolünü kaybeder. Aracı tekrar
kontrol altına aldıktan sonra sağ elini rahibenin
bacağı üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve şöyle der :
'Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?'
Utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek
rahibeye özürlerini sıralar.
Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin
bacağına tekrar dokunur vites değiştirme bahanesiyle
ve rahibe aynı soru ile karşılık verir : 'Rahip,
129. ayeti hatırlıyor musunuz ?'
Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve
'af edersin kardeşim, insanoğlu zayıf düşebiliyor'der.
Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek
kelime söylemeksizin, ancak çok manalı bir bakış
fırlatarak kaybolur.
Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir İncil alarak
129. ayeti açar okumak için
129. ayet şöyle demektedir : İleriye gidiniz, daha
yukarlarda arayınız. Orada güzellikler bulacaksınız.
Hikayeden çıkartılacak ders :
Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi
taktirde fırsatları kaçırabilirsiniz.
Kimse yoh mi?
Maho ağa, dağ bayır gezerken bastığı yere dikkat etmez ve
uçurumdan yuvarlanmaya başlar.
Çizgi filmlerdeki gibi, uçurumun yarısında bir ağaç parçasına zor
tutunur.
Kendine gelince var gücü ile seslenir;
-Ula yoharida kisme yoh miiiii?
sadece sesi yankılanmaktadır. Aradan biraz zaman geçer.
Bir gayret daha;
-Ula yoharida kisme yoh miiiii?
Hiç ses soluk yoktur. Epey zaman geçer.
Hava kararmaya, tutunduğu dal çatırdamaya başlamıştır.
Zaten kolunda da mecal kalmamıştır.
Son bir gayretle ve bağırmaktan kısılmış olan sesi ile;
-Ula, ula yoharida kisme yoh miiii?
Derken, nereden geldiği belli olmayan, içinden mi, dışından mı bir ses duyar;
-Ben varım!...
Gözleri parlamış ve azıcık can gelmiştir Maho ağaya;
-Ula sen kimsin?
-Ben seni yaratan Allahım.
-Bana bir çare Allahım ne olur.
Allah;
-Saatlerdir orada sabırla ve isyan etmeden bekledin ey kulum.
Bu sabrının mükafatı olarak senin bütün günahlarını affettim.
Bırak elini ve gel cennetime!
Maho ağa azıcık düşünür;
-Ula başka kimse yoh miiiiiii?...
uçurumdan yuvarlanmaya başlar.
Çizgi filmlerdeki gibi, uçurumun yarısında bir ağaç parçasına zor
tutunur.
Kendine gelince var gücü ile seslenir;
-Ula yoharida kisme yoh miiiii?
sadece sesi yankılanmaktadır. Aradan biraz zaman geçer.
Bir gayret daha;
-Ula yoharida kisme yoh miiiii?
Hiç ses soluk yoktur. Epey zaman geçer.
Hava kararmaya, tutunduğu dal çatırdamaya başlamıştır.
Zaten kolunda da mecal kalmamıştır.
Son bir gayretle ve bağırmaktan kısılmış olan sesi ile;
-Ula, ula yoharida kisme yoh miiii?
Derken, nereden geldiği belli olmayan, içinden mi, dışından mı bir ses duyar;
-Ben varım!...
Gözleri parlamış ve azıcık can gelmiştir Maho ağaya;
-Ula sen kimsin?
-Ben seni yaratan Allahım.
-Bana bir çare Allahım ne olur.
Allah;
-Saatlerdir orada sabırla ve isyan etmeden bekledin ey kulum.
Bu sabrının mükafatı olarak senin bütün günahlarını affettim.
Bırak elini ve gel cennetime!
Maho ağa azıcık düşünür;
-Ula başka kimse yoh miiiiiii?...
Cinsiyet
iki bebek battaniyelerin altında oturuyormuş biri diğerine sormuş;
- Sen erkek bebek misin kız bebek mi?
Öteki;
- Bilmiyorum, nasıl anlarız ki?
Diğeri;
- Ben biliyorum akıllım demiş ve
Ötekinin battaniyesinin altına kafasını sokuvermiş 2-3 saniye sonra kafasını dışarı çıkarmış veeee
gülümşemiş.
- Sen kız bebeksin bende erkek
Öteki;
- Ama nereden anladın?
-Çok kolay akıllım senin patiklerin pembe benim kiler mavi..
- Sen erkek bebek misin kız bebek mi?
Öteki;
- Bilmiyorum, nasıl anlarız ki?
Diğeri;
- Ben biliyorum akıllım demiş ve
Ötekinin battaniyesinin altına kafasını sokuvermiş 2-3 saniye sonra kafasını dışarı çıkarmış veeee
gülümşemiş.
- Sen kız bebeksin bende erkek
Öteki;
- Ama nereden anladın?
-Çok kolay akıllım senin patiklerin pembe benim kiler mavi..
22 Mayıs 2009 Cuma
Tamir
Delikanli kiz arkadasi ile aganigi naganigi yapacak yer ararlar ancak
bulamazlar ve bir kamyonun altina girerler.
Bir sure sonra delikanlinin omzuna bir el dokunur delikanli bakar ki bir polis. Hemen toparlanir ve polis sorar;
" Ne yapiyorsunuz bakayim siz burada"
Delikanli sogukkanli olmaya calisarak;
" Hiic der kamyon tamir ediyordum"
Polis " Bak oglum der bu cumle ile 3 hata birden yaptin"
" 1.cisi : Kamyon tamir edilirken yuz ustu degil sirt ustu yatilir"
" 2.cisi : Alt taraf degil ust taraf cikartilir"
" 3.cusu : Kamyon gideli yarim saat oluyor"
bulamazlar ve bir kamyonun altina girerler.
Bir sure sonra delikanlinin omzuna bir el dokunur delikanli bakar ki bir polis. Hemen toparlanir ve polis sorar;
" Ne yapiyorsunuz bakayim siz burada"
Delikanli sogukkanli olmaya calisarak;
" Hiic der kamyon tamir ediyordum"
Polis " Bak oglum der bu cumle ile 3 hata birden yaptin"
" 1.cisi : Kamyon tamir edilirken yuz ustu degil sirt ustu yatilir"
" 2.cisi : Alt taraf degil ust taraf cikartilir"
" 3.cusu : Kamyon gideli yarim saat oluyor"
kumbara
Dönmenin biri bir kasaba girer ve büyük bir salam ister.
-Şunlar bir kiloluk, hanmefendi, der kasap. Yeter mi?
-Varsa biraz daha büyüğünü rica edeyim, şekerim, der dönme.
-Şu acaba yeter mi, hanmefendi? Tam bir buçuk kilodur.
-Bunların daha büyüğü var mı acaba, tatlım?
-Bir dakika! deyip masa altına eyilir kasap. Oradan iki buçuk kiloluk bir salam cıkarır. Bu yeter mi, acaba? diye sorar.
-Bayıldım vallahi. Tam istediğim büyüklükte. İşte o olsun, o.
-Peki hanmefendi. Makina da dilim dilim keseyim mi?
-A-aa... der buna şaşıran dönme. Ayol ben bir kumbara mıyım!
-Şunlar bir kiloluk, hanmefendi, der kasap. Yeter mi?
-Varsa biraz daha büyüğünü rica edeyim, şekerim, der dönme.
-Şu acaba yeter mi, hanmefendi? Tam bir buçuk kilodur.
-Bunların daha büyüğü var mı acaba, tatlım?
-Bir dakika! deyip masa altına eyilir kasap. Oradan iki buçuk kiloluk bir salam cıkarır. Bu yeter mi, acaba? diye sorar.
-Bayıldım vallahi. Tam istediğim büyüklükte. İşte o olsun, o.
-Peki hanmefendi. Makina da dilim dilim keseyim mi?
-A-aa... der buna şaşıran dönme. Ayol ben bir kumbara mıyım!
sivilce
Kadının biri, günün birinde doktora gitmiş. Sızlayıp duruyormuş. Doktor, "Neyin var?" diye sormuş. Kadın, eteğini yukarı kaldırıp iki bacağını aralamış ve cinsel organının kenarındaki kırmızı lekeyi gösterip "Doktor bey şu sivilce günlerdir geçmedi. Ne olur bana yardım edin" demiş. Doktor, sivilceye bakmış ve yan odaya gidip pamuk ve kolonya almış. Kolonyalı pamuk ile sivilceyi silmiş ve leke kaybolmuş. İki gün sonra kadın aynı şikayetle yeniden gelmiş. Doktor yine aynı işlemi yapmış ve leke yine silinmiş. Bir iki gün sonra kadın tekrar gelmiş. Tabi şiikayet de aynı tedavi de...
Kadının dördüncü gelişinde doktor, artık sinirlenmiş ve kadına sert bir ses tonu ile:
-Yahu hanım, senin kocan ne iş yapıyor?
-Marangoz efendim.
-Söyle o kocana, yalarken kulağındaki kırmızı kalemi çıkarsın...
Kadının dördüncü gelişinde doktor, artık sinirlenmiş ve kadına sert bir ses tonu ile:
-Yahu hanım, senin kocan ne iş yapıyor?
-Marangoz efendim.
-Söyle o kocana, yalarken kulağındaki kırmızı kalemi çıkarsın...
15 Mayıs 2009 Cuma
Günlük
Bir karı-kocanın aynı gün günlüğe yazdıkları...
Kadının Günlüğüne yazdıkları:
Bugün üç yıl bitti.
Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü
kadar mutluyum. Tanrım, onu ne kadar seviyorum.
Mükemmel bir erkek,cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var.
Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin.
En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum.
Pişti, demleniyor.
Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim.
Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız...
Eve geldi sonunda.
Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki.
Aman Tanrım, yoksa?
Tüm cilvelerime rağmen, bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla ne
yaptığını sordum,
ağzında birşeyler Geveledi.
Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın,hala
uzak,hala kabuğuna çekilmiş.
Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor.Benden genç mi acaba?
İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın?
Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım 'neyin var?'
diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık
dolu.. 'Yok birşeyim' diye geçiştirdi.
O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum,
daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu.
Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile.
Belki de kilo alıyorum. Çok mu vır vır
yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı,ama eller hissiz, parmak
uçları soğuk... Stepe başlasam? Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan.
Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar.
Bitti...Bittti...Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez
onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.
Kocanın Günlüğüne yazdıkları :
Öff be, GALATASARAY yine yenildi. Ama, kuru fasülye güzeldi.
......erkekler kalem gibidir......nekadar ince gözükseler de ham
maddeleri odundur.
Kadının Günlüğüne yazdıkları:
Bugün üç yıl bitti.
Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü
kadar mutluyum. Tanrım, onu ne kadar seviyorum.
Mükemmel bir erkek,cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var.
Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin.
En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum.
Pişti, demleniyor.
Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim.
Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız...
Eve geldi sonunda.
Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki.
Aman Tanrım, yoksa?
Tüm cilvelerime rağmen, bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla ne
yaptığını sordum,
ağzında birşeyler Geveledi.
Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın,hala
uzak,hala kabuğuna çekilmiş.
Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor.Benden genç mi acaba?
İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın?
Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım 'neyin var?'
diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık
dolu.. 'Yok birşeyim' diye geçiştirdi.
O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum,
daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu.
Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile.
Belki de kilo alıyorum. Çok mu vır vır
yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı,ama eller hissiz, parmak
uçları soğuk... Stepe başlasam? Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan.
Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar.
Bitti...Bittti...Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez
onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.
Kocanın Günlüğüne yazdıkları :
Öff be, GALATASARAY yine yenildi. Ama, kuru fasülye güzeldi.
......erkekler kalem gibidir......nekadar ince gözükseler de ham
maddeleri odundur.
13 Mayıs 2009 Çarşamba
Durumun Özeti
Başbakan bir okulu ziyaret eder öğrencilerle sohbet eder.
Öğrencilerden Temel, size 3 sorum olacak der;
1- Nasıl oldu da seçimlerde bu kadar yüksek oy aldınız?
2- Özelleştirmeden gelen bütün paralar nereye harcandı?
3- Türban'ı neden sorun haline getiriyorsunuz?
Aniden zil çalar çocuklar tenefüse çıkarlar.
Teneffüsten döndüklerinde sözü Dursun alır;
- Size 5 sorum olacak der ve sorar :
1- Nasıl oldu da seçimlerde bu kadar yüksek oy aldınız..?
2- Özelleştirmeden gelen bütün paralar nereye harcandı..?
3- Türban'ı neden sorun haline getiriyorsunuz..?
4- Ders zili neden 30 dk önce çaldı..?
5- Temel nerede...?
Öğrencilerden Temel, size 3 sorum olacak der;
1- Nasıl oldu da seçimlerde bu kadar yüksek oy aldınız?
2- Özelleştirmeden gelen bütün paralar nereye harcandı?
3- Türban'ı neden sorun haline getiriyorsunuz?
Aniden zil çalar çocuklar tenefüse çıkarlar.
Teneffüsten döndüklerinde sözü Dursun alır;
- Size 5 sorum olacak der ve sorar :
1- Nasıl oldu da seçimlerde bu kadar yüksek oy aldınız..?
2- Özelleştirmeden gelen bütün paralar nereye harcandı..?
3- Türban'ı neden sorun haline getiriyorsunuz..?
4- Ders zili neden 30 dk önce çaldı..?
5- Temel nerede...?
Yine Temel
Temel ; karisiyla yıllardır süregelen kavgalarini anlatiyormus eski bir arkadasina.
Derken Temele sormus samimi olan arkadasi, :
- Peki Temelcigim ; karin yatakta nasil ? .
- Valla abi , tam bir şey söylemek zor ne bileyim kimisi iyi diyor, kimisi kötü .....
Derken Temele sormus samimi olan arkadasi, :
- Peki Temelcigim ; karin yatakta nasil ? .
- Valla abi , tam bir şey söylemek zor ne bileyim kimisi iyi diyor, kimisi kötü .....
Heykel
Yillarca, iki kahraman heykeli, biri erkek, biri disi,
birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmis, ta ki
birgun bir melek cennetten gelene kadar.
“Sizler iyi ve ornek heykel oldunuz, bu yuzden ben de
size ozel bir hediye verecegim. Yarim saat icin sizi
canlandiracagim, siz de bu sure icinde ne isterseniz
yapabileceksiniz” demis.
Ve melek ellerini cirpar cirpmaz heykeller canlanmis.
Birbirlerine biraz utanarak yaklasmislar, ama sonra
hizla parktaki caliliklarin arkasina kosmuslar. Kisa
bir sure sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler,
kahkahalar duyulmus, calilar sallanmis.
Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin
de yuzunde genis bir tebessum varmis.
-“Onbes dakikaniz daha var” demis melek, gozlerini
anlamli anlamli kirparak.
Disi heykelin yuzundeki tebessum biraz daha yayilmis
ve erkek heykele donmus:
-“Harika! Ama bu sefer güvercini sen tut, ben siçicam kafasina !..”
birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmis, ta ki
birgun bir melek cennetten gelene kadar.
“Sizler iyi ve ornek heykel oldunuz, bu yuzden ben de
size ozel bir hediye verecegim. Yarim saat icin sizi
canlandiracagim, siz de bu sure icinde ne isterseniz
yapabileceksiniz” demis.
Ve melek ellerini cirpar cirpmaz heykeller canlanmis.
Birbirlerine biraz utanarak yaklasmislar, ama sonra
hizla parktaki caliliklarin arkasina kosmuslar. Kisa
bir sure sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler,
kahkahalar duyulmus, calilar sallanmis.
Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin
de yuzunde genis bir tebessum varmis.
-“Onbes dakikaniz daha var” demis melek, gozlerini
anlamli anlamli kirparak.
Disi heykelin yuzundeki tebessum biraz daha yayilmis
ve erkek heykele donmus:
-“Harika! Ama bu sefer güvercini sen tut, ben siçicam kafasina !..”
Heykel
Kadın yatakta sevgilisiyle birlikteyken kocasının eve girdiğini duyar ve
- "Çabuk! Köşeye geç ve bir heykel gibi davran..." diyerek adamın her yerine bebe yagi sürerek bebe pudrası serper,
- "Sakin kımıldama ve bir heykelmişsin gibi davran" der.
Kocası gelir,
- "Bu nedir hayatım?..." diye sorar.
- "O mu? Sadece bir heykel hayatım. Smith' ler yatak odaları için bir tane almışlardı çok beğendim bizim için de bunu ısmarladım." der Kadın...
Kimse o andan itibaren heykel hakkında konuşmaz ve daha sonra yatarlar.
Gece saat iki sularında adam kalkar ve doğruca mutfağa gider. Sonra elinde bir sandviç ve bir kutu bira ile geri döner ve heykel gibi duran adama dönüp:
- "Al bakalım, bir şeyler ye, ben 3 gün boyunca Smith'lerde salak gibi dikilirken kimse bana bir bardak su bile vermemişti!"
- "Çabuk! Köşeye geç ve bir heykel gibi davran..." diyerek adamın her yerine bebe yagi sürerek bebe pudrası serper,
- "Sakin kımıldama ve bir heykelmişsin gibi davran" der.
Kocası gelir,
- "Bu nedir hayatım?..." diye sorar.
- "O mu? Sadece bir heykel hayatım. Smith' ler yatak odaları için bir tane almışlardı çok beğendim bizim için de bunu ısmarladım." der Kadın...
Kimse o andan itibaren heykel hakkında konuşmaz ve daha sonra yatarlar.
Gece saat iki sularında adam kalkar ve doğruca mutfağa gider. Sonra elinde bir sandviç ve bir kutu bira ile geri döner ve heykel gibi duran adama dönüp:
- "Al bakalım, bir şeyler ye, ben 3 gün boyunca Smith'lerde salak gibi dikilirken kimse bana bir bardak su bile vermemişti!"
Aleks'inki sebzedir...
Bir gun iki Ermeni kadin birlikte lokantaya giderler.
Biri kendine etli bir yemek soyler...
Bunun uzerine digeri "Inanirsin Mari, ben vejetaryen oldum." der
-Nasil yani?
-10 yildir vucuduma dirhem et girmemistir.
-Ne yani Aleks'inki sebzedir?..
Biri kendine etli bir yemek soyler...
Bunun uzerine digeri "Inanirsin Mari, ben vejetaryen oldum." der
-Nasil yani?
-10 yildir vucuduma dirhem et girmemistir.
-Ne yani Aleks'inki sebzedir?..
Niye Polise?
Ünlü güftekâr ve tamburî Osman Nihat Beyefendi çapkınlığı ile pek meşhurmuş. Ankara'da bulunduğu sıralarda güzel bir günde Kızılay'a doğru yürümekte iken hemen önü sıra da çok güzel endâmlı, alımlı, çalımlı bir bayan yürüyormuş. Osman Nihat Bey kadına biraz yaklaşarak başlamış dil dökmeye:
- Aman Ya Rabbi! Ne güzel endamınız var! Şu belin inceliğine bakın. Ya saçların omuzlara dökülüşü. Kadın omuzunun üzerinden arkasına söyle bir bakıp, kafasını çevirmiş ve de sinirli sinirli yoluna devam etmiş. Fakat Osman Nihat Bey kadının peşini bırakmamış ve dil dökmeye devam etmiş:
- Bacaklarınızın güzelliği, keklik gibi sekisiniz ne de hoş... Sizinle birlikte olmak her halde hayata bedeldir..." Ve daha neler ne dil dökmeler. .. Tam bu sırada Kızılay Meydanı' na yaklaşmışlar. Dört yol ağzına ve polisin olduğu yere geldiklerinde kadın bütün sinirli haliyle Osman Nihat Bey'e dönerek:
-Şimdi polise veririm! Deyince: Osman Nihat, masumane bir tavır takınıp, ses tonunu yumuşatarak
- Aman hanımefendi, ben bir saattir yalvarıyorum. Niye polise?
- Aman Ya Rabbi! Ne güzel endamınız var! Şu belin inceliğine bakın. Ya saçların omuzlara dökülüşü. Kadın omuzunun üzerinden arkasına söyle bir bakıp, kafasını çevirmiş ve de sinirli sinirli yoluna devam etmiş. Fakat Osman Nihat Bey kadının peşini bırakmamış ve dil dökmeye devam etmiş:
- Bacaklarınızın güzelliği, keklik gibi sekisiniz ne de hoş... Sizinle birlikte olmak her halde hayata bedeldir..." Ve daha neler ne dil dökmeler. .. Tam bu sırada Kızılay Meydanı' na yaklaşmışlar. Dört yol ağzına ve polisin olduğu yere geldiklerinde kadın bütün sinirli haliyle Osman Nihat Bey'e dönerek:
-Şimdi polise veririm! Deyince: Osman Nihat, masumane bir tavır takınıp, ses tonunu yumuşatarak
- Aman hanımefendi, ben bir saattir yalvarıyorum. Niye polise?
28 Nisan 2009 Salı
HALK KOŞUSU :
Kadın kocasının halk koşusuna katılmasını fırsat bilerek sevgilisini
eve çağırmıştı.
Kadın ve sevgilisi tam sevişmeye başlarlar ki kapı çalar. Kadın önce
panik olmaz ve diyafondan aşağıya sorar:
"Kim o?"
"Benim karıcığım, dışarıda çok yağmur yağıyor ve ben koşuya
katılmaktan vazgeçtim"
Kadın kocasına biraz beklemesini söyler ve sevgilisinin giysilerini
eline vererek balkona atar. Adam çırılçıplak balkonda ne yapacağını
düşünürken asıl rezaleti farkeder: Halk koşusu tam bulunduğu evin
önündeki caddeden devam etmektedir. Adam büyük utanç içinde hemen
aşağıya atlar ve yüzlerce kişiyle beraber koşmaya başlar. Yanındaki
adam dayanamayıp sorar:
"Afedersiniz beyefendi, hep çıplak mı koşarsınız?"
"Evet" der adam. "Ben rüzgarı vücudumun her yerinde hissetmekten
büyük keyif alırım. Bu yüzden de çıplak koşmayı tercih ederim."
"Peki" der diğeri "çıplakken hep prezervatifle mi koşarsınız?"
"Hayır" der "sadece yağmur yağdığı zamanlar!"
eve çağırmıştı.
Kadın ve sevgilisi tam sevişmeye başlarlar ki kapı çalar. Kadın önce
panik olmaz ve diyafondan aşağıya sorar:
"Kim o?"
"Benim karıcığım, dışarıda çok yağmur yağıyor ve ben koşuya
katılmaktan vazgeçtim"
Kadın kocasına biraz beklemesini söyler ve sevgilisinin giysilerini
eline vererek balkona atar. Adam çırılçıplak balkonda ne yapacağını
düşünürken asıl rezaleti farkeder: Halk koşusu tam bulunduğu evin
önündeki caddeden devam etmektedir. Adam büyük utanç içinde hemen
aşağıya atlar ve yüzlerce kişiyle beraber koşmaya başlar. Yanındaki
adam dayanamayıp sorar:
"Afedersiniz beyefendi, hep çıplak mı koşarsınız?"
"Evet" der adam. "Ben rüzgarı vücudumun her yerinde hissetmekten
büyük keyif alırım. Bu yüzden de çıplak koşmayı tercih ederim."
"Peki" der diğeri "çıplakken hep prezervatifle mi koşarsınız?"
"Hayır" der "sadece yağmur yağdığı zamanlar!"
15 Nisan 2009 Çarşamba
Aslan terbiyecisi
Birisi uzun boylu, sarışın bir hatun, diğeri ise Temel.
Patron ; ' ikinizde aslan terbiyecisi misiniz ? diye sormuş.
Yanıtlar evet olunca, ilk önce kıza, once sen gir bakalım kafese demiş..
Kız girmiş, arkasından kafesi kilitlemişler.
Aslankıza bakmış, ağır ağır yaklaşmış, kız birden önünü açmış ve
çırılçıplak aslanın karşısında durmuş.
Baba aslan önce afallamış, sonra kıza yaklaşmış ve ayak ucundan
başlayarak yukarıya kadar yalamış, sonra da gevşemiş ve sakin mutlu
bir şekilde kızın ayaklarının dibine yatmış.
Patron dönmüş Temel ' e ; ' Sende aynı şekilde yapabilir misin ? 'demiş..
Temel ' in cevabı ;
' Yaparım ama önce aslanı kenara çekin'
Patron ; ' ikinizde aslan terbiyecisi misiniz ? diye sormuş.
Yanıtlar evet olunca, ilk önce kıza, once sen gir bakalım kafese demiş..
Kız girmiş, arkasından kafesi kilitlemişler.
Aslankıza bakmış, ağır ağır yaklaşmış, kız birden önünü açmış ve
çırılçıplak aslanın karşısında durmuş.
Baba aslan önce afallamış, sonra kıza yaklaşmış ve ayak ucundan
başlayarak yukarıya kadar yalamış, sonra da gevşemiş ve sakin mutlu
bir şekilde kızın ayaklarının dibine yatmış.
Patron dönmüş Temel ' e ; ' Sende aynı şekilde yapabilir misin ? 'demiş..
Temel ' in cevabı ;
' Yaparım ama önce aslanı kenara çekin'
Temizlik
Gümrük kapısında bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış.
Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış.
Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış.
- 'Niye 7 tane?' diye İngiliz'e sormuşlar. O da :
- 'Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba...' demiş.
-'Vay be ! ' demiş görevli, 'Helal olsun.. Medeniyete, temizliğe bak adamlardaki ....'
Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. Açmışlar bakmışlar 8 tane don ..
- '7'yi anladık da , niye 8 ? ' diye sormuşlar.. Fransız :
-'Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane,
bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım' demiş ..
-'Vay be' diye düşünmüş bizim gümrükçüler ... 'Adamlardaki temizliğe medeniyete bak, Ingilizleri de geçtiler temizlikte' ...
Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don.
- 'İşte !' demişler.. Ne varsa bizim insanımızda var.
Avrupalı ile kıyas kabul etmeyiz .. Şu medeniyete, şu temizliğe bak..
Yabancılar da duysun diye sormuşlar :
-'NEDEN 12 ADET ?'
Bizimki cevap vermiş :
-'Ocak, Şubat, Mart, Nisan, ......' :)))
Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış.
Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış.
- 'Niye 7 tane?' diye İngiliz'e sormuşlar. O da :
- 'Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba...' demiş.
-'Vay be ! ' demiş görevli, 'Helal olsun.. Medeniyete, temizliğe bak adamlardaki ....'
Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. Açmışlar bakmışlar 8 tane don ..
- '7'yi anladık da , niye 8 ? ' diye sormuşlar.. Fransız :
-'Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane,
bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım' demiş ..
-'Vay be' diye düşünmüş bizim gümrükçüler ... 'Adamlardaki temizliğe medeniyete bak, Ingilizleri de geçtiler temizlikte' ...
Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don.
- 'İşte !' demişler.. Ne varsa bizim insanımızda var.
Avrupalı ile kıyas kabul etmeyiz .. Şu medeniyete, şu temizliğe bak..
Yabancılar da duysun diye sormuşlar :
-'NEDEN 12 ADET ?'
Bizimki cevap vermiş :
-'Ocak, Şubat, Mart, Nisan, ......' :)))
Evlilik
Tipik bir maço adam, çok hos bir kadinla evlenir ve nikahin hemen ardindan, kurallarini ortaya koyar: "Eve ne zaman istersem, saat kaçta sitersem, ki herseyden önce eger istersem, o zaman gelirim ve senden bu konuyla ilgili bir tartisma istemiyorum. Ben baska bir sey söylemedikçe, her aksam yemek masasini kusursuz istiyorum. Istedigim zaman eski kiz arkadaslarimla içmeye ve kagit oynamaya giderim ve bana bu konuda güçlük çikarma sakin. Bunlar benim kurallarim. Yorumun var mi?"
"Hayir, benim için sakincasi yok. Yalniz sunu bil ki, burada her gece saat 7'de sex yapilacak, sen olsan da, olmasan da."
"Hayir, benim için sakincasi yok. Yalniz sunu bil ki, burada her gece saat 7'de sex yapilacak, sen olsan da, olmasan da."
31 Mart 2009 Salı
İHTİYAR BALIKÇI
Göl kıyısında biri ihtiyar diğeri genç iki kişi balık tutmaktadırlar. İhtiyar atar çeker, gençte tık yok.
Genç sorar :"Ne yem kullanıyorsun amca" diye.
İhtiyar :"Solucan" diye cevap verir. Genç solucan takar ve o da tutmaya başlar. Ertesi gün yine aynı yerde buluşurlar. İhtiyar yine balık tutar. Fakat gençte yine tık yok. Genç yine ihtiyara sorar.
İhtiyar :"Bugün ekmek kullanıyorum! " der. Genç ekmek takar o da tutmaya başlar. Ayrılırlarken genç olan sorar.: "Bir gün ekmek bir gün solucan nasıl karar veriyorsun!" diye... İhtiyar anlatır;"Sabah kalktığımda donumu indiriyorum, aleti tam ortada tutup bırakıyorum. Sola düşerse ekmek, sağa düşerse solucan!" der.
Gençte aynı şeyi yapmaya karar verir. Ertesi gün genç heyecanlı bir şekilde ihtiyarın yanına gelir. " Yahu bende senin yaptiğın şeyi yaptım ama ne sağa ne de sola düştü, ortada kaldı. Bu ne anlama geliyor!" der.
İhtiyar sinirlenir :"Ulan seninki sağa sola düşmüyorsa balık tutmakla ne diye zaman geciriyon öküz!"
Genç sorar :"Ne yem kullanıyorsun amca" diye.
İhtiyar :"Solucan" diye cevap verir. Genç solucan takar ve o da tutmaya başlar. Ertesi gün yine aynı yerde buluşurlar. İhtiyar yine balık tutar. Fakat gençte yine tık yok. Genç yine ihtiyara sorar.
İhtiyar :"Bugün ekmek kullanıyorum! " der. Genç ekmek takar o da tutmaya başlar. Ayrılırlarken genç olan sorar.: "Bir gün ekmek bir gün solucan nasıl karar veriyorsun!" diye... İhtiyar anlatır;"Sabah kalktığımda donumu indiriyorum, aleti tam ortada tutup bırakıyorum. Sola düşerse ekmek, sağa düşerse solucan!" der.
Gençte aynı şeyi yapmaya karar verir. Ertesi gün genç heyecanlı bir şekilde ihtiyarın yanına gelir. " Yahu bende senin yaptiğın şeyi yaptım ama ne sağa ne de sola düştü, ortada kaldı. Bu ne anlama geliyor!" der.
İhtiyar sinirlenir :"Ulan seninki sağa sola düşmüyorsa balık tutmakla ne diye zaman geciriyon öküz!"
FINDIK
Temel nisanlisi fadime ile findik tarlalarini geziyormus. "Bak Fadime" demis, "butun bu tarlalar benim. ama bir tanecik findik koparirsan, seni oraya yatiririm ona gore.
" Bunu duyan Fadime' nin gozleri parlamis, hemen kosup bir tane findik kopartmis.
Temel sozunun eri ya, fadimeyi findik agacinin altina yatirmis. Bu cezadan memnun kalan Fadime, ustunu basini toparlayip, ayaga kalkar kalkmaz bir findik daha kopartmis
. Temel bir kez daha .... Bir findik daha..... Temel 5. Findiktan sonra perisan ayaga kalkmis. bitkin bir halde Fadimeye donup;
"bak Fadime " demis eliyle tarlalari gostererek, "burdan sonrasi Fiskobirligin"
" Bunu duyan Fadime' nin gozleri parlamis, hemen kosup bir tane findik kopartmis.
Temel sozunun eri ya, fadimeyi findik agacinin altina yatirmis. Bu cezadan memnun kalan Fadime, ustunu basini toparlayip, ayaga kalkar kalkmaz bir findik daha kopartmis
. Temel bir kez daha .... Bir findik daha..... Temel 5. Findiktan sonra perisan ayaga kalkmis. bitkin bir halde Fadimeye donup;
"bak Fadime " demis eliyle tarlalari gostererek, "burdan sonrasi Fiskobirligin"
CEZA
Temel Dursun'a üniversite çagindaki kizini matematik dersi çalistirmasi için emanet eder. Aradan 9 ay geçer. Kizi karni burnunda eve döner. Temel sinirle Dursun'un evine gider. Ve Dursun'a bagirir:
"Ne yaptun kizuma?!"
Dursun cevap verir:
"Ne yapayum daa?! Ders çalismiyordu. Koskoca kiz, dövsen dövülmez......"
"Ne yaptun kizuma?!"
Dursun cevap verir:
"Ne yapayum daa?! Ders çalismiyordu. Koskoca kiz, dövsen dövülmez......"
TEMEL İLE FADİME
Temel ve Fadime hayvanat bahçesinde dolasiyorlarmis. Aslan kafesinin önüne geldiklerinde kafesin bos oldugunu ve aslan bakicisinin içeriyi temizledigini görmüsler. Aslanlarin nerede oldugunu sorunca bakici:
"Simdi onlarin sex saatleri 5 saatten önce çikmazlar" bunun üzerine Fadime Temel'i dürtmüs ve sitemle "Tuytun mu Temel?" Temel yüzünü burusturmus "tuytum Fadime" demis. Biraz daha ilerlemisler Ceylanlarin kafesinin önüne gelmisler ama orada da bakicidan baska bir sey yokmus, sorduklarinda bakici "simdi onlarin sex saati, 4 saatten önce çikmazlar" demis.
Fadime yine dönmüs daha sitemkar "Tuytun mu Temel" Temel iyice bozularak "tuytum tuytum!" Ayni sey gorillerin kafesinin önünde daha siddetli bir sekilde tekrarlandiktan sonra geyiklerin kafesinin önüne gelmisler, bakiciya sorduklarinda, bakici "Simdi onlarin sex saati ama bekleyin bir -iki dakikaya kadar çikarlar" demis ve öyle olmus.
Bunun üzerine Temel gururla dönmüs Fadime'ye "TUYTUN MU FADIME?" demis.
Fadime aninda cevabi yapistirmis:
"Tuytum tuytum ama sen de su geyigin kafasindaki boynuzlari gördün mü?!!"
"Simdi onlarin sex saatleri 5 saatten önce çikmazlar" bunun üzerine Fadime Temel'i dürtmüs ve sitemle "Tuytun mu Temel?" Temel yüzünü burusturmus "tuytum Fadime" demis. Biraz daha ilerlemisler Ceylanlarin kafesinin önüne gelmisler ama orada da bakicidan baska bir sey yokmus, sorduklarinda bakici "simdi onlarin sex saati, 4 saatten önce çikmazlar" demis.
Fadime yine dönmüs daha sitemkar "Tuytun mu Temel" Temel iyice bozularak "tuytum tuytum!" Ayni sey gorillerin kafesinin önünde daha siddetli bir sekilde tekrarlandiktan sonra geyiklerin kafesinin önüne gelmisler, bakiciya sorduklarinda, bakici "Simdi onlarin sex saati ama bekleyin bir -iki dakikaya kadar çikarlar" demis ve öyle olmus.
Bunun üzerine Temel gururla dönmüs Fadime'ye "TUYTUN MU FADIME?" demis.
Fadime aninda cevabi yapistirmis:
"Tuytum tuytum ama sen de su geyigin kafasindaki boynuzlari gördün mü?!!"
28 Mart 2009 Cumartesi
cennet cehennem
Bu dünyada 3 kardes varmış. Bu kardeşlerin 2 si namazını niyazını orucunu tutup Allah için hayırlı işler yapmışlar. Diğer 1 kardeşleri işe kendini şaraba vermiş hergün içip günah defterini rekorlar kitabına dogru sokmaya çalısıyormuş. Uzun süreler sonra bu 3 kardeş ecelleri gelip ölmüşler. Kardesler bir arada toplanıp sorguya çekilmişler.
-Allah için dünyada ne yaptın?
Cevap vermiş
-Orucumu tuttum namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım. Bunun üzerine soruyu soran
- Tamam o zaman sen al bi huri çık yukarı cennete demiş. ve sonra dogru yolu seçen 2. kardese gelmis sorgu sırası. Allah için ne yaptın?
- Orucumu tuttum namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım. diye cevaplamış.
-Sende al bi huri çık yukarı demişler. ve 3. kardeşe sormuş:
-Allah için ne yaptın?
-Valla ben bişey yapmadım paso şarap içtim karılarla yattım kalktım günah işledim. Bunun üzerine ona:
-Sen in aşşagıya cehenneme yanacaksın demişler.
Şarapçı:
- Ver bi şarap ineyim demiş.
Sorgucu:
-Aşşası meyhane mi? demiş.
Bunun üzerine Şarapçı :
-Peki, yukarısı kerhane mi?
Kardeslerden ilkine sormuşlar;
-Allah için dünyada ne yaptın?
Cevap vermiş
-Orucumu tuttum namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım. Bunun üzerine soruyu soran
- Tamam o zaman sen al bi huri çık yukarı cennete demiş. ve sonra dogru yolu seçen 2. kardese gelmis sorgu sırası. Allah için ne yaptın?
- Orucumu tuttum namazımı kıldım zekatımı verdim Allaha layık olabilmek için kulluk görevimi iyi güzel bi şekilde yapmaya çalıştım. diye cevaplamış.
-Sende al bi huri çık yukarı demişler. ve 3. kardeşe sormuş:
-Allah için ne yaptın?
-Valla ben bişey yapmadım paso şarap içtim karılarla yattım kalktım günah işledim. Bunun üzerine ona:
-Sen in aşşagıya cehenneme yanacaksın demişler.
Şarapçı:
- Ver bi şarap ineyim demiş.
Sorgucu:
-Aşşası meyhane mi? demiş.
Bunun üzerine Şarapçı :
-Peki, yukarısı kerhane mi?
25 Mart 2009 Çarşamba
ASIL NEDEN
- Tanri; bütün kadinlari bir araya toplamis.
Musa, Isa ve Muhammet'ten bu kadinlari paylasip kendi cemaatlerini olusturmalarini istemis. Once en kidemlileri olarak Musa, iclerinden en zekilerini ve en acikgozlerini secmis ve Yahudi cemaatini olusturmus. Daha sonra Isa en guzellerini almis ve Hristiyan cemaatini olusturmus. Sira Muhammet'e gelince, geride kalanlara söyle bir bakmis ve bezgin bir sesle 'Örtünün!...' demis, Allah kahretsin . 'Örtünüüüünnnnn!!!'
Musa, Isa ve Muhammet'ten bu kadinlari paylasip kendi cemaatlerini olusturmalarini istemis. Once en kidemlileri olarak Musa, iclerinden en zekilerini ve en acikgozlerini secmis ve Yahudi cemaatini olusturmus. Daha sonra Isa en guzellerini almis ve Hristiyan cemaatini olusturmus. Sira Muhammet'e gelince, geride kalanlara söyle bir bakmis ve bezgin bir sesle 'Örtünün!...' demis, Allah kahretsin . 'Örtünüüüünnnnn!!!'
Papağan
- Kadinin biri bir hayvan dükkanina girmis.Papaganlardan birini çok begenmis ve tezgahtara fiyatini sormus.
- Adam: '100 milyon ama size o hayvani önermem çünkü bize de genelevden geldi.Agzi çok bozuktur.' demis.
- Kadin bosver, cok begendim bunu diyip papagani satin almis.Eve getirmis, salonun bir kösesine yerlestirmis.Papaganin örtüsünü acmasiyla papagan baslamis:'Oooo..yeni ev,yeni mama..'
- Kadin bozuntuya vermemis.Sonra kadinin kizlari eve gelmis.Papagan:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..' demis.
- Kadin biraz bozulmus. Sonra kadinin erkek çocuklari eve gelmis.Papagan:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müsteriler' demis.
- Kadin bu sefer bayagi bozulmus.Sonra kadinin kocasi gelmis.Papagan yine baslamis:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..eski müsteriler...
- HALIL ABI HOSGELDIN….!
- Adam: '100 milyon ama size o hayvani önermem çünkü bize de genelevden geldi.Agzi çok bozuktur.' demis.
- Kadin bosver, cok begendim bunu diyip papagani satin almis.Eve getirmis, salonun bir kösesine yerlestirmis.Papaganin örtüsünü acmasiyla papagan baslamis:'Oooo..yeni ev,yeni mama..'
- Kadin bozuntuya vermemis.Sonra kadinin kizlari eve gelmis.Papagan:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..' demis.
- Kadin biraz bozulmus. Sonra kadinin erkek çocuklari eve gelmis.Papagan:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müsteriler' demis.
- Kadin bu sefer bayagi bozulmus.Sonra kadinin kocasi gelmis.Papagan yine baslamis:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..eski müsteriler...
- HALIL ABI HOSGELDIN….!
5 Mart 2009 Perşembe
Pozitif bahçıvan
Seyahatten dönen ev sahibi havaalanından bahçıvanına telefon açmış, konuşuyorlar:
- Nasıl, her şey yolunda mı?
- Yolunda... Küreğin sapı kırıldı, şu anda onu tamir ediyordum.
- Neden kırıldı?
- Köpeğinize mezar kazarken zorlamışım, ondan kırıldı.
- Nee! Köpeğim mi öldü?
- Maalesef havuza düştü?
- Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; havuzda nasıl ölür?
- Havuzun suyu boşalmıştı, atlayınca betona çakıldı.
- Havuzu yeni doldurtmuştuk, neden boşalttınız?
- İtfaiyeciler evdeki yangını söndürürken ilave suya ihtiyaç duydular.
- Neee evde yangın mı çıktı?
- Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla taziyeye gelenlerden biri yanık sigara bırakmış.
- Annem mi öldü? Yahu kadın daha iki hafta önce sapasağlamdı?
- Haklısınız da... Yatak odanızda karınızla en yakın arkadaşınızı aynı yatakta görünce kalbine inmiş.
- Yahu hiç pozitif bir haber yok mu adam sende?
- Var efendim... Geçen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya... Sonucu geldi, pozitif...
- Nasıl, her şey yolunda mı?
- Yolunda... Küreğin sapı kırıldı, şu anda onu tamir ediyordum.
- Neden kırıldı?
- Köpeğinize mezar kazarken zorlamışım, ondan kırıldı.
- Nee! Köpeğim mi öldü?
- Maalesef havuza düştü?
- Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; havuzda nasıl ölür?
- Havuzun suyu boşalmıştı, atlayınca betona çakıldı.
- Havuzu yeni doldurtmuştuk, neden boşalttınız?
- İtfaiyeciler evdeki yangını söndürürken ilave suya ihtiyaç duydular.
- Neee evde yangın mı çıktı?
- Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla taziyeye gelenlerden biri yanık sigara bırakmış.
- Annem mi öldü? Yahu kadın daha iki hafta önce sapasağlamdı?
- Haklısınız da... Yatak odanızda karınızla en yakın arkadaşınızı aynı yatakta görünce kalbine inmiş.
- Yahu hiç pozitif bir haber yok mu adam sende?
- Var efendim... Geçen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya... Sonucu geldi, pozitif...
28 Şubat 2009 Cumartesi
Yumurtalar
3 evli hanim arkadas bir kahvede bulusmuslar... sohbet konusu, elbiselerden cocuklardan ve derken kocalara gecti. Bir tanesinin surati asiklasti... . Nedenini sordular.. O da: -"Dun gece biraz kasindim, yatakta muhittin e yaklastim.. Isteksizdi.. Yumurtularini tuttum.. baktim soguk buz gibi.. sordum.. niye yumurtalarin soguk. O, homurdanip sirtini cevirdi ve sonra da uyudu!!!! Kendimi cok kotu hissettim." Ertesi gun yine 3 arkadas toplanirlar. Bu sefer ikincisinin surati asik.. Ne oldu diye sordular; -"Dun gece merak ettim.. bende kemalin yumurtalarini tuttum.. baktim buz gibi.. yumurtalarin niye soguk diye sordum.. O da homurdanip sirtini ceviripuyudu.. Ben de kendimi cok kotu hissettim.." Iki gun sonra yine bulustular.. Bu sefer ucuncunun suratinin her tarafi sismis ve bir gozu mosmor. Diger ikisi sormuslar ne oldu diye; -"Valla ben de merak ettim.. Kocamin yumurtalarini tuttum.. Simsicak ates gibi.. Ben de... "Neden senin yumurtalarin simsicak da Kemalle Muhittinin yumurtalari buz gibi?" diye sordum"
17 Şubat 2009 Salı
Üşümesin
Adamın biri karısının onu aldattığını dusunuyormus bundan cok emınmıs taksiyle işe giderken taksıcıye eve
donmesını ve gorduklerı hakkında şahitlik etmesını istemiş.
Bırden yatak odasından iceriye dalmıslarki adam yerden göge kadar haklı, cekmiş sılahını bak taksıcı
kardes haklı oldugumu bılıyordum sana soylemıstım, o anda karısı dur demıs sana aldıgım yat var ya bu
adam sayesınde, ciflık de bu adamın sayesınde, ev de bu adam sayesınde, adam taksiciye dönmüs;
kardes sen olsan ne yaparsın demiş.
Taksici; abi kapat yorganı adam üşümesin.
donmesını ve gorduklerı hakkında şahitlik etmesını istemiş.
Bırden yatak odasından iceriye dalmıslarki adam yerden göge kadar haklı, cekmiş sılahını bak taksıcı
kardes haklı oldugumu bılıyordum sana soylemıstım, o anda karısı dur demıs sana aldıgım yat var ya bu
adam sayesınde, ciflık de bu adamın sayesınde, ev de bu adam sayesınde, adam taksiciye dönmüs;
kardes sen olsan ne yaparsın demiş.
Taksici; abi kapat yorganı adam üşümesin.
Küçük Alet
Oldukça seçkin görünüslü bir bayan uçakla Isviçre'den dönmekteydi. Yaninda oturmakta olan rahibe 'Özür dilerim peder, sizden bir iyilik isteyebilir miyim?' diye sordu.
Rahip: 'Elbette kizim, senin için neyapabilirim?' diye cevapladi.
Kadin açikladi: 'Iste problemim;kendime yeni bir epilasyon aleti aldim ve buna oldukça yüklü bir
para saydim. Sanirim limitlerin oldukça üzerine çikti vegümrükte elimden alirlar diye korkuyorum. Acaba gümrükten geçiste bunu cübbenizin altina saklayabilir misiniz?
' Rahip: 'Tabi ki yapabilirim evladim ama biliyorsunuz ben yalan söyleyemem.' diye yanitladi.
Kadin: 'Çok temiz ve dürüst bir yüz ifadeniz var peder, eminim ki size soru filan sormazlar'
dedi ve pahali epilasyon aletini pedere verdi.
Uçak havaalanina vardi.
Peder gümrükten geçecegi sirada görevli: 'Peder, bildireceginiz herhangi bir yükünüz var mi?' diye sordu.
Bunun üzerine Peder: 'Basimdan kusagima kadarki bölümde açiklayacagim herhangi birsey yok, evladim' dedi.
Bu yaniti garip bulan görevli: 'Peki kusaginizin altinda kalan bölümde neyiniz var?' diye sordu. Peder yanitladi: 'Kadinlarin kullanimi için dizayn edilmis mükemmel, küçük bir alet var,
ancak simdiye kadar hiç kullanilmadi!...
Görevli kahkahadan kirilarak: 'Tamam peder geçebilirsin, siradaki!...'
Rahip: 'Elbette kizim, senin için neyapabilirim?' diye cevapladi.
Kadin açikladi: 'Iste problemim;kendime yeni bir epilasyon aleti aldim ve buna oldukça yüklü bir
para saydim. Sanirim limitlerin oldukça üzerine çikti vegümrükte elimden alirlar diye korkuyorum. Acaba gümrükten geçiste bunu cübbenizin altina saklayabilir misiniz?
' Rahip: 'Tabi ki yapabilirim evladim ama biliyorsunuz ben yalan söyleyemem.' diye yanitladi.
Kadin: 'Çok temiz ve dürüst bir yüz ifadeniz var peder, eminim ki size soru filan sormazlar'
dedi ve pahali epilasyon aletini pedere verdi.
Uçak havaalanina vardi.
Peder gümrükten geçecegi sirada görevli: 'Peder, bildireceginiz herhangi bir yükünüz var mi?' diye sordu.
Bunun üzerine Peder: 'Basimdan kusagima kadarki bölümde açiklayacagim herhangi birsey yok, evladim' dedi.
Bu yaniti garip bulan görevli: 'Peki kusaginizin altinda kalan bölümde neyiniz var?' diye sordu. Peder yanitladi: 'Kadinlarin kullanimi için dizayn edilmis mükemmel, küçük bir alet var,
ancak simdiye kadar hiç kullanilmadi!...
Görevli kahkahadan kirilarak: 'Tamam peder geçebilirsin, siradaki!...'
Reankarnasyon
Kadınin hayatta tek bir tane bile erkek arkadaşı olmamış.. Kimse ama kimse bakmıyormuş yüzüne.. Yıllarca para biriktirip, son çare olarak bir plastik cerraha gitmiş.. "Hanımefendi" demiş doktoru, " İnanın yapacak bir şey yok.. Tanrı resmen size haksızlık etmiş.."
Kadının fenalaştığını görünce de teselli gereği duymuş.. "Bakın.. Yeniden yaşama inanın. Dünyaya bir daha gelişinizde dayanılmaz bir afet olacaksınız ve bütün erkekler sizin için sıraya girecek.." Kadının içini bir umutsuzluk kaplamış ama bir yandan da heyecanlandırmış onu bu son sözler. İntihar edip bir an önce mutluluğa kavuşmak istemiş. Çıkmış köprünün üzerine, bırakmış aşağı kendisini..
Talih bu ya, hıyar, patlıcan, muz yüklü bir mavnanın üzerine düşmüş. Başını çarpıp bayılmış.. Gözleri kapalı, yarı baygın kendine gelirken etrafı yoklamış, nerde olduğunu anlamak için.. Eline değenleri kavramış, birini bırakıp diğerini tutmuş.
Birden yüzünde aydınlık bir gülümseme belirmiş.. "Beyler lütfen.." demiş sevinçle, "Teker teker lütfen..!"
26 Eylül 2008 Cuma
Yorum
Ölmek üzereyken papaz kulağına fısıldamış:
'Ölmeden önce şeytanı lanetle...'
Omuz silkmiş Temel:
'Nereye gideceğimi bilmeden kimse hakkında yorum yapmak istemiyorum.'
'Ölmeden önce şeytanı lanetle...'
Omuz silkmiş Temel:
'Nereye gideceğimi bilmeden kimse hakkında yorum yapmak istemiyorum.'
15 Eylül 2008 Pazartesi
Gecikme
Temel akşam eve gelmiş Fadime boynuna sarılarak karşılamış onu.
'Temel'um harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test yaptı. Sonucunu alana kadar
lütfen kimseye söylemeyelim!' demiş heyecanla.
Ertesi sabah Trabzon Elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış
'Siz Fadime misiniz? Biliyor musunuz bir aylık gecikmeniz var.'
'Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?' demiş Fadime hayretle.
'Bu dosyalarımızda açıkça görünüyor.'
'Ne? Dosyalarınızda mı?'
'Kesinlikle!'
'Beyefendi, bu gece eşimle bu konuyu görüşürüm!' demiş
Fadime korkuyla ve akşam olanı biteni Temel'e anlatmış. Temel ertesi sabah kızgın bir boğa gibi Trabzon Elektrik idaresine dalmış
'Neler oluyor burada? Karim bir dosyadan bahsetti. Aylık gecikmesi ile ilgili!' diye bağırmış. Temel.
'Sakin olun. Ciddi birşey değil!' demiş memur. 'Bu gecikme için bize borçlusunuz!'
'Size borçlu muyum? Ya ödemezsem?'
'O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!'
'Ama o zaman Fadime ne yapacak?'
'Bilmiyorum!' demiş memur. 'Hanımefendi artik mumla falan idare eder....
'Temel'um harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test yaptı. Sonucunu alana kadar
lütfen kimseye söylemeyelim!
Ertesi sabah Trabzon Elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış
'Siz Fadime misiniz? Biliyor musunuz bir aylık gecikmeniz var.'
'Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?
'Bu dosyalarımızda açıkça görünüyor.'
'Ne? Dosyalarınızda mı?'
'Kesinlikle!
'Beyefendi, bu gece eşimle bu konuyu görüşürüm!' demiş
Fadime korkuyla ve akşam olanı biteni Temel'e anlatmış. Temel ertesi sabah kızgın bir boğa gibi Trabzon Elektrik idaresine dalmış
'Neler oluyor burada? Karim bir dosyadan bahsetti. Aylık gecikmesi ile ilgili!' diye bağırmış. Temel.
'Sakin olun. Ciddi birşey değil!' demiş memur. 'Bu gecikme için bize borçlusunuz!'
'Size borçlu muyum? Ya ödemezsem?'
'O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!'
'Ama o zaman Fadime ne yapacak?'
'Bilmiyorum!
12 Eylül 2008 Cuma
DEDE İLE TORUNU
Temel ve dedesi otele gitmişler. Otelde tek bir yatak boşmuş, bu
yüzden dede torun birlikte yatmışlar. Gece yarısı dede Temel'i dürtmüş
ve demiş ki:
- 'Temel bana karı bul'. Temel ise dedesine:
- 'Dede sakin ol yat' demiş. Biraz sonra dede ikinci defa Temel'i dürter ve:
- 'Temel bana karı bul' der. Temel yine:
- 'Dede sakin ol yat' der. Dede biraz sonra üçüncü defa Temel'i dürtüp:
- 'Temel bana karı bul' deyince artık Temel isyan etmiş ve dedesine demiş ki:
- 'Dede! tuttuğuna güveniyorsan o benimkidir!'
Boşlar
Kadının biri kocasını 3 erkekle aldatıyormuş, hergün
kocası evden gidince 3 adam eve gelir ve kadınla yatarmış. Kadin yine
böyle bir günün sonunda adamlardan birisine demiş ki
- "Sen yarın gelirken bir tepsi dolma
yaptırıp getir"; diğerine
- "Sen de bir büyük kap ayran getir." demiş.
Diğer adam çok fakir olduğu için ona
- "Sen de... Boşver, sen hiç bir şey getirme" demis.
Ertesi gün gelmiş fakat kadın bugünün
günlerden Pazar olduğunu unutmuş, eteği tutuşmaya başlamış.
- "Eyvaah" diyerek kocasının yanına gitmiş.
- "Sen bugün kahveye filan gitmeyecek misin?
Ben evde temizlik yapacağım" deyip kocasını zar zor da olsa
evden yollamış. Kocası gittiği gibi 3 adam da eve gelmiş.
Kadın demiş ki
- "Siz hemen gidin. Kocam buralarda!"
Tam bunu söylerken zil çalmış. Kadın -
"Eyvah" demiş, "geldi galiba!"
Adamları sağa sola saklamış ve kapıya
bakmaya gitmiş.
Kocasını karşısında görünce "Ne oldu?" diye
sormuş.
Adam da
- "Yahu karnım çok acıktı. Bana dolma
yapsana, canım çok istedi" demiş.
Kadın
- "Allah'ım bir tepsi dolma olsa da yesek!"
demiş.
Elinde dolma tepsisi olan adam çıkıp yanlarına gelmiş.
Kadının kocası şaşırmış.
- "Sen kimsin yahu?!" diye sormuş. Adam
sakin bir şekilde
- "Ben Allah tarafindan geliyorum. Karınız
dolma istedi." demiş. Ve hemen çıkıp gitmiş kadının kocası
olayın şokunu atlatamadan..
- "Yaa tamam da.." demiş bu sefer koca,
- "Bu ayransız gitmez. Sen bari bi ayran yap"
Kadın büyük bir sevinçle
- "Allah'ım bir damacana ayran olsa da içsek" demiş. Ayranı getiren adam çıkıp
gelmiş. Kocası tabii çok şaşırmış.
- "Sen de kimsin?" demiş.
Adam da diğeri gibi
- "Ben Allah tarafindan gönderildim. Karınız ayran istedi"
diyerek çıkmış gitmiş.
Kocası hayretler içinde, kendi kendine
"Bizim karı ermiş mi oldu ki?" diye söylenmiş. Kadınla kocası yemekleri
yemişler ama 3.adam hâlâ saklanıyormuş.
1 saat geçmiş, 2 saat geçmiş. 3 saat derken,
adam dayanamayıp çıkmış yerinden. Kadının kocası bağırmış -
"Ulan sen de kimsin?!!"
Adamın ağzından şu laflar dökülmüş:
- "Ben Allah tarafından geliyorum.
Boşları alacam da ..
kocası evden gidince 3 adam eve gelir ve kadınla yatarmış. Kadin yine
böyle bir günün sonunda adamlardan birisine demiş ki
- "Sen yarın gelirken bir tepsi dolma
yaptırıp getir"; diğerine
- "Sen de bir büyük kap ayran getir." demiş.
Diğer adam çok fakir olduğu için ona
- "Sen de... Boşver, sen hiç bir şey getirme" demis.
Ertesi gün gelmiş fakat kadın bugünün
günlerden Pazar olduğunu unutmuş, eteği tutuşmaya başlamış.
- "Eyvaah" diyerek kocasının yanına gitmiş.
- "Sen bugün kahveye filan gitmeyecek misin?
Ben evde temizlik yapacağım" deyip kocasını zar zor da olsa
evden yollamış. Kocası gittiği gibi 3 adam da eve gelmiş.
Kadın demiş ki
- "Siz hemen gidin. Kocam buralarda!"
Tam bunu söylerken zil çalmış. Kadın -
"Eyvah" demiş, "geldi galiba!"
Adamları sağa sola saklamış ve kapıya
bakmaya gitmiş.
Kocasını karşısında görünce "Ne oldu?" diye
sormuş.
Adam da
- "Yahu karnım çok acıktı. Bana dolma
yapsana, canım çok istedi" demiş.
Kadın
- "Allah'ım bir tepsi dolma olsa da yesek!"
demiş.
Elinde dolma tepsisi olan adam çıkıp yanlarına gelmiş.
Kadının kocası şaşırmış.
- "Sen kimsin yahu?!" diye sormuş. Adam
sakin bir şekilde
- "Ben Allah tarafindan geliyorum. Karınız
dolma istedi." demiş. Ve hemen çıkıp gitmiş kadının kocası
olayın şokunu atlatamadan..
- "Yaa tamam da.." demiş bu sefer koca,
- "Bu ayransız gitmez. Sen bari bi ayran yap"
Kadın büyük bir sevinçle
- "Allah'ım bir damacana ayran olsa da içsek" demiş. Ayranı getiren adam çıkıp
gelmiş. Kocası tabii çok şaşırmış.
- "Sen de kimsin?" demiş.
Adam da diğeri gibi
- "Ben Allah tarafindan gönderildim. Karınız ayran istedi"
diyerek çıkmış gitmiş.
Kocası hayretler içinde, kendi kendine
"Bizim karı ermiş mi oldu ki?" diye söylenmiş. Kadınla kocası yemekleri
yemişler ama 3.adam hâlâ saklanıyormuş.
1 saat geçmiş, 2 saat geçmiş. 3 saat derken,
adam dayanamayıp çıkmış yerinden. Kadının kocası bağırmış -
"Ulan sen de kimsin?!!"
Adamın ağzından şu laflar dökülmüş:
- "Ben Allah tarafından geliyorum.
Boşları alacam da ..
Alkışlar
Annemin Maceraları
Shrek'in fragmanlarını gösteren bir televizyon kanalında, el ele tutuşmuş Shrek ve Fiona'yı gören annem, 'Bunlar Süleyman ve Nazmiye Demirel çifti mi?' diye sordu! Seçememiş gözleri o mesafeden.
Alfabe
Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı istiyorum. Daha ikinci gün: 'Örrrtmenim, taa evden buraya tel çizmeye mi geldik, hep yumarlak mı yapcaz, harf felan öretmicen mi?' deme cesaretini gösterdiği için.
Annem!
'Bu taraf bitti.' diye CD'yi arkasına çeviren ve sonra da 'CD çalar çalışmıyor!' diye feryat eden anneme alkış az geliyor!
Modem
Yemek masamın üstünde duran modeme uzun uzun bakan anneanem 'Bu ne?' diye sordu. Ben de kolay anlasın diye 'Hani benim bilgisayarım var ya onunla internete giriyorum. İşte internete girmek için o kutu zorunlu.' diye uzun uzun açıkladım. Anneannem dinledi beni; 'Yani modem bu' dedi ve konu kapandı...
Yaz Okulu
Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite öğrencisine gelsin. Bu yaratıcılığa şapka çıkartılır.
Beyin göçü
Tikky olduğu her halinden belli olan kızımız Beşiktaş-Taksim midibüsünde yanındaki arkadaşına dert yanmaktadır. ''Şekerim dördüncü kez girdim ÖSS'ye, ama yine kazanamadım, gidicem sonunda Amerika'ya o olucak. Böyle böyle beyin göçü oluyor işteeaa!'' Sen git, masrafları ben karşılıyorum.
Alman yazar
Bir alkış da lisede edebiyat dersinde okuduğu şiir bitince sınıfa dönüp 'Bu şiiri ünlü Alman yazar Goethe yazmıştır' diyen hocaya, 'Niye, kağıt bulamamış mı?' cevabını veren arkadaşa gönderelim.
Düz mantık
Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ''Bu ev kiralıktır'' yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ''Bu da'' yazısını görürseniz bilin ki Trabzon'dasınız.
İngilizce yazılısı
Bir alkış da ingilizce sınavında 'Nice ........' şeklindeki boşluğu 'Nice mutlu yıllara!' şeklinde dolduran, dahi mi aptal mı olduğunu henüz anlayamadığımız öğrencime istiyorum.
Hügo'lar Beşledi
Bir alkış da lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken V. Hugo'ya 'Beşinci Hugo' diyen arkadaşımıza gelsin.
Ne zaman?
Kardeşim karne almıştı. Fakat birçok zayıf notu vardı. Annem, babamla beni kenara çekip uyarıları sıralıyordu; 'Sakın çocuğun moralini bozmayın, sakın kötü bir şey söylemeyin.' Uyarılar özellikle babama yönelikti; 'Hele de sen, sakın çocuğun gururunu kırma.' Babam daha fazla dayanamadı ve sordu; 'Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?'
Havale
Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum. Yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini yapan kadın soruyor: 'Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?' Teyzem cevap veriyor: 'Bu paranın hayrını görme İnşallah yazalım.'
Lamba
Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: 'Bacım o geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa.'
Hacim nedir?
Öğretmen bir arkadaşımdan naklen; 5. Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2. sorusu: 'Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız.' Öğrencimizden gelen cevap: 'Hacdan gelenlere hacim denir. Örnek: Nasılsın hacim?'
Asabi Polis
Hareketli bir Bağdat Caddesi akşamında, polis abilerimiz rutin olduğu üzere devriye gezmektedir. Işıklarda müşteri bekleyen taksiye yaklaşılır ve; ''Ticari, bekleme yapma, devam et.'' anonsu yapılır. Camdan eliyle '1 saniye' işareti yapan taksiciye, ikinci ve çok manidar anons gelir ardından; ''Ticari, benne pölümüye girme! Devam et dedik!''
Shrek'in fragmanlarını gösteren bir televizyon kanalında, el ele tutuşmuş Shrek ve Fiona'yı gören annem, 'Bunlar Süleyman ve Nazmiye Demirel çifti mi?' diye sordu! Seçememiş gözleri o mesafeden.
Alfabe
Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı istiyorum. Daha ikinci gün: 'Örrrtmenim, taa evden buraya tel çizmeye mi geldik, hep yumarlak mı yapcaz, harf felan öretmicen mi?' deme cesaretini gösterdiği için.
Annem!
'Bu taraf bitti.' diye CD'yi arkasına çeviren ve sonra da 'CD çalar çalışmıyor!' diye feryat eden anneme alkış az geliyor!
Modem
Yemek masamın üstünde duran modeme uzun uzun bakan anneanem 'Bu ne?' diye sordu. Ben de kolay anlasın diye 'Hani benim bilgisayarım var ya onunla internete giriyorum. İşte internete girmek için o kutu zorunlu.' diye uzun uzun açıkladım. Anneannem dinledi beni; 'Yani modem bu' dedi ve konu kapandı...
Yaz Okulu
Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite öğrencisine gelsin. Bu yaratıcılığa şapka çıkartılır.
Beyin göçü
Tikky olduğu her halinden belli olan kızımız Beşiktaş-Taksim midibüsünde yanındaki arkadaşına dert yanmaktadır. ''Şekerim dördüncü kez girdim ÖSS'ye, ama yine kazanamadım, gidicem sonunda Amerika'ya o olucak. Böyle böyle beyin göçü oluyor işteeaa!'' Sen git, masrafları ben karşılıyorum.
Alman yazar
Bir alkış da lisede edebiyat dersinde okuduğu şiir bitince sınıfa dönüp 'Bu şiiri ünlü Alman yazar Goethe yazmıştır' diyen hocaya, 'Niye, kağıt bulamamış mı?' cevabını veren arkadaşa gönderelim.
Düz mantık
Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ''Bu ev kiralıktır'' yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ''Bu da'' yazısını görürseniz bilin ki Trabzon'dasınız.
İngilizce yazılısı
Bir alkış da ingilizce sınavında 'Nice ........' şeklindeki boşluğu 'Nice mutlu yıllara!' şeklinde dolduran, dahi mi aptal mı olduğunu henüz anlayamadığımız öğrencime istiyorum.
Hügo'lar Beşledi
Bir alkış da lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken V. Hugo'ya 'Beşinci Hugo' diyen arkadaşımıza gelsin.
Ne zaman?
Kardeşim karne almıştı. Fakat birçok zayıf notu vardı. Annem, babamla beni kenara çekip uyarıları sıralıyordu; 'Sakın çocuğun moralini bozmayın, sakın kötü bir şey söylemeyin.' Uyarılar özellikle babama yönelikti; 'Hele de sen, sakın çocuğun gururunu kırma.' Babam daha fazla dayanamadı ve sordu; 'Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?'
Havale
Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum. Yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini yapan kadın soruyor: 'Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?' Teyzem cevap veriyor: 'Bu paranın hayrını görme İnşallah yazalım.'
Lamba
Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: 'Bacım o geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa.'
Hacim nedir?
Öğretmen bir arkadaşımdan naklen; 5. Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2. sorusu: 'Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız.' Öğrencimizden gelen cevap: 'Hacdan gelenlere hacim denir. Örnek: Nasılsın hacim?'
Asabi Polis
Hareketli bir Bağdat Caddesi akşamında, polis abilerimiz rutin olduğu üzere devriye gezmektedir. Işıklarda müşteri bekleyen taksiye yaklaşılır ve; ''Ticari, bekleme yapma, devam et.'' anonsu yapılır. Camdan eliyle '1 saniye' işareti yapan taksiciye, ikinci ve çok manidar anons gelir ardından; ''Ticari, benne pölümüye girme! Devam et dedik!''
11 Eylül 2008 Perşembe
Ya�liluk halleri
Uzun zamandir birbirlerini g�rmeyen Dursun ile Temel kahvede
karsilasmislar. Dursun baslamis anlatmaya:
- Ula Temel artik yaslanduk.Ayaklarum,kollarum,basum anlayacagun her
tarafum agriyi. Bu yaslilik ne k�t� biseydur.
E sen nasilsun bakalum ?
Temel cevap verir:
-Eyiyum eyiyum. Anamdan dogdugum ilk g�nk� gibiyum.
Basumda sa�um yok. Agzumda disum yok.
Altuma si�ayrum haberum yok
karsilasmislar. Dursun baslamis anlatmaya:
- Ula Temel artik yaslanduk.Ayaklarum,kollarum,basum anlayacagun her
tarafum agriyi. Bu yaslilik ne k�t� biseydur.
E sen nasilsun bakalum ?
Temel cevap verir:
-Eyiyum eyiyum. Anamdan dogdugum ilk g�nk� gibiyum.
Basumda sa�um yok. Agzumda disum yok.
Altuma si�ayrum haberum yok
Hastane
Temel ilk defa hastaneye gitmektedir.
Girişte birinin ağladığını görür.
Yaklaşır ve sorar:
- 'Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?'
Adam:
-'Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler' der.
Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar. Bu sefer susan Temel'e sorar:
-'Hayırdır hemşerim. Sen niye ağlıyorsun?'
Temel:
-'Ben...' der,
-'İdrar tahlili yaptırmaya geldim!...'
Girişte birinin ağladığını görür.
Yaklaşır ve sorar:
- 'Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?'
Adam:
-'Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler' der.
Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar. Bu sefer susan Temel'e sorar:
-'Hayırdır hemşerim. Sen niye ağlıyorsun?'
Temel:
-'Ben...' der,
-'İdrar tahlili yaptırmaya geldim!...'
Cumartesi gecesi
Karı - koca cumartesi gecesini dışarıda geçirmek üzere hazırlanmışlar,
ışıkları söndürmüşler, telesekreteri açmışlar, kuşun kafesinin üzeri
kapatılmış, kedi arka bahçeye bırakılmış, yan duraktan taksi gelmiş,
tam kapıyı kilitleyip çıkacaklarken kedileri kapı aralığından tekrar
içeri girmiş..
Evde kimse yokken kedi kuşu yemeye çalıştığı için evde kalmasını
istememişler, kadın taksiye, adam da kediyi tekrar dışarı çıkartmaya
gitmiş..
Titiz kadın takside beklerken 'Ne olur ne olmaz' diye düşünüp şöför
evin bütün gece boş olduğunu bilmesin diye 'Kocam da şimdi geliyor..'
demiş, 'Annem'e iyi geceler demeyi unutmuş, o da çok kırılır bu tip
şeylere, onun için gitti..'
Birkaç dakika sonra kocası da taksiye binmiş, 'Beklettim özür
dilerim..' demiş nefes nefese, 'Aptal orospu geleceğimi bildiği için
yatağın altına saklanmış, elbise askısı ile dürte dürte zar zor dışarı
çıkardım, kaçmaya çalışınca ensesinden yakaladım, beni tırmalayıp
zarar vermesin diye battaniyeye sardım, vurdum kıçına tekmeyi biz
gelene kadar arka bahçede beklesin şıllık.'
ışıkları söndürmüşler, telesekreteri açmışlar, kuşun kafesinin üzeri
kapatılmış, kedi arka bahçeye bırakılmış, yan duraktan taksi gelmiş,
tam kapıyı kilitleyip çıkacaklarken kedileri kapı aralığından tekrar
içeri girmiş..
Evde kimse yokken kedi kuşu yemeye çalıştığı için evde kalmasını
istememişler, kadın taksiye, adam da kediyi tekrar dışarı çıkartmaya
gitmiş..
Titiz kadın takside beklerken 'Ne olur ne olmaz' diye düşünüp şöför
evin bütün gece boş olduğunu bilmesin diye 'Kocam da şimdi geliyor..'
demiş, 'Annem'e iyi geceler demeyi unutmuş, o da çok kırılır bu tip
şeylere, onun için gitti..'
Birkaç dakika sonra kocası da taksiye binmiş, 'Beklettim özür
dilerim..' demiş nefes nefese, 'Aptal orospu geleceğimi bildiği için
yatağın altına saklanmış, elbise askısı ile dürte dürte zar zor dışarı
çıkardım, kaçmaya çalışınca ensesinden yakaladım, beni tırmalayıp
zarar vermesin diye battaniyeye sardım, vurdum kıçına tekmeyi biz
gelene kadar arka bahçede beklesin şıllık.'
Öneriler
Çinli bilginlerin mutluluk icin KADINLARA 5 onerisi :
1- Ev islerinde ve zor islerde sana yardim edecek olan,
ayni zamanda da iyi bir isi olan ERKEK bulman onemlidir.
2- Esprili, nuktedan ve seni guldurmesini bilen bir ERKEK
bulman onemlidir.
3- Kendisine guvenebilecegin ve sana hic yalan
soylemeyecek bir ERKEK bulman onemlidir.
4- Yatakta iyi olan ve seninle ask yapmayi seven bir
ERKEK bulman onemlidir.
5- Bu dort ozelligi tek ERKEKTE bulamayacagin icin
varmis gibi davranman cok onemlidir.
Cinli bilginlerin mutluluk icin ERKEKLERE 5 onerisi :
1- Ev islerinde ve zor islerde sana yardim edecek olan,
ayni zamanda da iyi bir isi olan KADIN bulman
onemlidir.
2- Esprili, nuktedan ve seni guldurmesini bilen bir KADIN
bulman onemlidir.
3- Kendisine guvenebilecegin ve sana hic yalan
soylemeyecek bir KADIN bulman önemlidir.
4- Yatakta iyi olan ve seninle ask yapmayi seven bir
KADIN bulman onemlidir.
5- Bu dort KADININ birbirlerini TANIMAMALARI cok
onemlidir..
10 Temmuz 2008 Perşembe
BİR DELİK GERİDEN!...
Oldukça geniş bir araziye yayılmış 18 delikli bir kulüpte golf oynayan
adam, kaçıncı delikte olduğunu şaşırmış..
Az ilerisinde oynayan bir kadın görmüş. Ona doğru yürümüş..
-'Kaçıncı delikte oynadığımı şaşırdım da' demiş..
-'Ben 7'nci delikte oynuyorum' demiş kadın. 'Siz benden bir delik geride
olduğunuza göre, 6'da olmalısınız ..'
Adam teşekkür edip oyununa dönmüş.. Bir süre sonra, gene oynadığı yeri
şaşırmış. Kadın az ilerisinde.. Ona koşmuş gene.
-'Ben 14'üncü delikte oynuyorum' demiş kadın.. 'Siz benden bir delik
geride olduğunuza göre, 13'tesiniz ..'
Adam oyununu bitirince kulübün barına gitmiş. Bakmış kadın barın ucunda
oturuyor. Yanındaki tabureye oturmuş,
-'Teşekkür ederim tekrar' demiş. 'Size bir içki ısmarlayabilir miyim?..
Laf lafi, laf kapıyı açarken, adam kadına
-'Ne iş yaparsınız?' demiş..
-'Ben satış şefiyim' demiş, kadın...
-'Ne tesadüf, ben de satış şefiyim' demiş adam ve sormuş... 'Ne
satıyorsunuz?..'
-'Söylersem gülersiniz demiş, kadın.. Söz vermiş adam gülmeyeceğine..
-Orkid satıyorum ben' demiş, kadın.. Der demez adam öyle bir gülmeye
başlamış ki, tabureden düşmüş, yerde gülmeye devam etmiş, tepinerek.. Kadın,
-'Söylemiştim güleceğinizi... Siz de söz vermiştiniz , oysa' demiş, hafif öfkeli..
-Yok demiş adam... -'Yok.. Size gülmüyorum... Ben de tuvalet kağıdı satıyorum ve sizden hala bir delik gerideyim...
9 Temmuz 2008 Çarşamba
TUVALET
OTOBUSLE GIDERKEN, BOLU DAGI'NDA VERILEN MOLADA HEMEN TUVALETE
KOSTURDU
KORKUNC SIKISMISTI. $ANSINA BOS KABIN BULUP KENDINI ORAYA ATTI...
TAM OTURMUSTU KI YAN KABINDEN BIR SES 'MERHABA' DEDI >>
ADAM SASKIN 'MERHABA' DIYE CEVAP VERDI
SES DEVAM ETTI:
--- NASILSIN?
ILK DEFA BASINA BOYLE BIR SEY GELIYORDU... YINE SASKIN SASKIN
YANITLADI:
--- SAGOL IYIYIM. SEN NASILSIN?
SES SORDU:
--- NE YAPIYORSUN?
BIR AN TEREDDUT GECIRDI. ADAM ONUN TUVALETTE OLDUGUNU BILDIGI ICIN
MUTLAKA
NE YAPTIGINI DA BILIYORDU.
BASKA BIRSEY ANLATMAK ISTEDI VE
---'BEN' DEDI...'ISTANBUL'DAN ANKARA'YA GIDIYORUM. SEN NEREYE
GIDIYORSUN?'
ADAMIN SONRAKI CUMLESI BU MUHABBETI SONA ERDIRDI.
--- HAYATIM, TELEFONU KAPATIYORUM. YANDAKI TUVALETTE BIR GERIZEKALI
VAR.
SANA SORDUGUM SORULARA YANIT VERIP DURUYOR. BEN SENI SONRA
ARARIM...
KOSTURDU
KORKUNC SIKISMISTI. $ANSINA BOS KABIN BULUP KENDINI ORAYA ATTI...
TAM OTURMUSTU KI YAN KABINDEN BIR SES 'MERHABA' DEDI >>
ADAM SASKIN 'MERHABA' DIYE CEVAP VERDI
SES DEVAM ETTI:
--- NASILSIN?
ILK DEFA BASINA BOYLE BIR SEY GELIYORDU... YINE SASKIN SASKIN
YANITLADI:
--- SAGOL IYIYIM. SEN NASILSIN?
SES SORDU:
--- NE YAPIYORSUN?
BIR AN TEREDDUT GECIRDI. ADAM ONUN TUVALETTE OLDUGUNU BILDIGI ICIN
MUTLAKA
NE YAPTIGINI DA BILIYORDU.
BASKA BIRSEY ANLATMAK ISTEDI VE
---'BEN' DEDI...'ISTANBUL'DAN ANKARA'YA GIDIYORUM. SEN NEREYE
GIDIYORSUN?'
ADAMIN SONRAKI CUMLESI BU MUHABBETI SONA ERDIRDI.
--- HAYATIM, TELEFONU KAPATIYORUM. YANDAKI TUVALETTE BIR GERIZEKALI
VAR.
SANA SORDUGUM SORULARA YANIT VERIP DURUYOR. BEN SENI SONRA
ARARIM...
Nezaket
Öğretmen, 10-15 yaşındaki erkek çocukları biraraya toplamış, nezaket, görgü kuralları ve yaşam dersleri veriyormuş.
'Michael' demiş, 'Genç bir hanımla ilk kez akşam yemeğine çıkıyorsun.
Masaya oturdunuz ve tam o sırada senin çişin geldi. Kız arkadaşına ne dersin?'
Michael hiç düşünmeksizin yanıtlamış:
'Bir dakika, çişimi yapmam lazım.'
Öğretmen gülümsemiş:
'Ama bu pek kaba olmadı mı ? Şöyle daha kibar bir şekilde söylesek ?'
'Sherman, sen söyle bakalım ne dersin ?'
Sherman biraz düşünmüş:
'Çok özür dilerim, tuvalete gitmem gerek, hemen döneceğim.'
Öğretmen onaylamış:
'Bakın bu daha iyi oldu. Ama yine de yemekteyken tuvalet kelimesini kullanmasak, ne dersiniz ?'
'Edward, sen söyle bakalım, nasıl izin alırsın kız arkadaşından ?'
Edward kendinden emin:
'Sevgilim, bana bir dakika müsaade eder misin ? Çok eski bir arkadaşımla
bir el sıkışacağız. Hem durum uygun olursa yemekten sonra seni onunla tanıştırabilirim de !'
Öğretmen bayılmış...
Masaya oturdunuz ve tam o sırada senin çişin geldi. Kız arkadaşına ne dersin?'
Michael hiç düşünmeksizin yanıtlamış:
'Bir dakika, çişimi yapmam lazım.'
Öğretmen gülümsemiş:
'Ama bu pek kaba olmadı mı ? Şöyle daha kibar bir şekilde söylesek ?'
'Sherman, sen söyle bakalım ne dersin ?'
Sherman biraz düşünmüş:
'Çok özür dilerim, tuvalete gitmem gerek, hemen döneceğim.'
Öğretmen onaylamış:
'Bakın bu daha iyi oldu. Ama yine de yemekteyken tuvalet kelimesini kullanmasak, ne dersiniz ?'
'Edward, sen söyle bakalım, nasıl izin alırsın kız arkadaşından ?'
Edward kendinden emin:
'Sevgilim, bana bir dakika müsaade eder misin ? Çok eski bir arkadaşımla
bir el sıkışacağız. Hem durum uygun olursa yemekten sonra seni onunla tanıştırabilirim de !'
Öğretmen bayılmış...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











